Kategoriler

Anime (19) Bakım (4) Dizi (211) Etkinlik (49) Ev Menüsü (35) Film (349) Geziler (42) İkon (11) İndirimler (5) Kahvaltı Sürprizi (8) Kırmızı Halı (21) Kişisel (55) Kitap (187) Makyaj (4) Mekan Keşfi (18) Mobil (8) Moda (56) Müzik (129) Plan (19) Program (3) Sağlık (3) Tatlı (22) Ürün Keşfi (60) Yeni (3) YouTube (33)

30 Haziran 2016 Perşembe

Maydanoz Time : Film - Let Us Prey

Herkese merhabalar efenim ...

Genelde sosyal medyayı sadece eğlence amaçlı kullanırım.Acılarımı içimde ya da sevdiklerimle yaşamayı seven biriyimdir.O yüzden buraya hiç bir şey yansıtmam buraya yansıtmak bana sanki acılarına destekçi aramak ya da prim yapmakmış gibi geliyor.Yanlış anlaşılmasın kimseye değil benim lafım ...

Şu sıralar yine ülkece hüzünlüyüz bir kaosun ortasındayız ama herkes yine işinde gücünde bir şekilde yaşamaya devam ediyor.Milli yas bile 1 gün sürdü maalesef o yüzden bende bir şey paylaşamadım ne bileyim içim el vermedi elim gitmedi ne yazacağımı da bilemedim ... Her zaman ki gibi ateş düştüğü yeri yakıyor ve bize "Allah rahatmet eylesin." demek düşüyor.

Eğer bu şekildeki olaylara karşı bi aksiyeteniz varsa (yani bu olayları duymak sürekli sosyal medyada görmek canınızı sıkıyorsa ve bundan kaçma eylemi içindeyseniz) kafanızı dağıtacak bir film önerim var.

Yine bir Gerilim-Fantastik türünde bir film.İzlediğim en iyi kanlı-şiddet içeren bir film diyebilirim.Yine tek bir mekan mantığında ilerlese de film diyaloglar,replikler bi sahnesiyle seyirciyi coşturan etkileyici yerleri olan bir film var.Ayrıca ödüllü de bir film bu türü sevenler bence kaçırmamalı.

Ücra bir polis karakolunda, gizemli bir yabancı herkesin aklını ve ruhunu ele geçirmeye çalışıyor.



28 Haziran 2016 Salı

Maydanoz Time : Film - Warcraft

Herkese merhabalar efenim ...

Bugün sabahtan bir film postu yapmak istedim.Oruç başka nasıl geçecek eğer yapacak başka bir işiniz yoksa ? Tabi ki film izleyerek !

Bugünün film postunda bir zamanlar oldukça fenomen bir oyun olan Warcraft oyunun filmi geçen ay sinemadaydı ama elbette benim malum nedenlerim yüzünden sinemada izleyemedim ben de daha yeni izleyebildim.Biraz her kesime hitap etmeyen bir film elbette.Mesela benim annem iğrenç yaratıkların olduğu ve savaşın olduğu filmleri izlemez.

Eğer fantastik ve ortadünya severler varsa bu fim daha çok size göre efenim !

Orkların ve insanların savaşını ve topraklarına sahip çıkma savaşını anltıyor !

Barışçıl Azeroth krallığı, yok olan ülkelerinden kaçarak yeni bir koloni arayışında olan ORK savaşçılarıyla karşı karşıya kaldığı bir savaşın eşiğinde durmaktadır. İki dünyayı birleştiren kapı açıldığında, bir ordu yıkımla karşılaşırken diğeri de yok olmayla karşı karşıya kalır. Bu zıt gruplardan iki kahraman, ailelerinin, halklarının ve ülkelerinin kaderini belirleyecek bir çatışma yoluna girerler. Böylece savaşın birçok yüzünü gösteren ve herkesin bir neden uğruna savaştığı, görkemli bir güç ve fedakarlık efsanesi başlar.



27 Haziran 2016 Pazartesi

Maydanoz Time : Kitap - Eleanor Ve Park Rainbow Rowell

Herkese merhabalar millet ...

Yeni bir haftaya elbette haftanın kitap postuyla başlayalım istedim.Yine bana hediye olarak gelen ve çok duyduğum,istediğim ve merak ettiğim bir kitap olan Eleanor ve Park kitabı vardı.

Aslında beklentim biraz yüksek olduğu için bu kitaptan okuduktan sonra bana çok klişe ve sıkıcı geldi.Bazı şeyleri dışında beklentimin altında kalan bir kitap olduğunu söyleyebilirim maalesef.

Sevdiğim o bazı şeyler ise öncelikle "Park" ismi ! Yani başroldeki erkeğimiz Koreli ! Kalpçikler ...

Aslında sadece annesi Koreli o yüzden yarı Koreli diyelim.

Tabi kızımız da kızıl saçlı (İrlanda ve İskoç kanı var) ve biraz balık etli bir kızımız...

Biraz tuhaf bir ikililer ama bu noktayı sevdim.Bana oldukça samimi geldi.Ayrıca aralarındaki diyaloglar ve flört etme şekilleri de acayip hoşuam gitti.Star Wars,Batman,X-Men göndermeleri,filmlere ve şarkılara göndermelerini okumak oldukça keyifliydi.Müzik ve çizgi roman aşkı diyebiliriz aralarındaki şeye.Aralarındaki şey daha çok aşk değilde kafa uyuşması gibime geldi benim daha sonradan aşka dönüşüyor.Tabi 16 yaşındaki ergenlerin "aşk"ı na "gerçek aşk" demeyi uygun görürseniz ...

Kitapta tek sevmediğim şey ise biraz spoiler gibi olacak ama Park'ın saçma sapan makyaj yapmaya başlamasıydı erkek-makyaj-merak etme ne alaka ? Kızsal özellikleri de yokki bu çocuğun eşcinsel falanda değil yazar neden böyle bi ayrıntı eklemiş anlam veremedim.

Diğer sevmediğim bir şeyse bir yerden sonra yazar sıkıcılaşmaya ve bazı yerleri sabepsiz tekrarlayarak uzatmaya başlamış.

İkili anlatınları genelde sevmem burda da çok sevmesem de çokta karışık değildi yine de idare ederdi diyebilirim.



25 Haziran 2016 Cumartesi

Maydanoz Time : Film - Alice Serisi

Herkese merhabalar efenim ...

Evet bugün oldukça geç bir vakitte yapıyorum bu postu farkındayım ama sabahları oruçlu olduğum için bilgisayara çok fazla bakamıyorum midem bulanıyor ve başım dönüyor aç aç ...

O yüzden en keyiflisi sahura kadar olan vakitte yazmak gibime geldi bugün içi en azından ...

Neyse efenim, film serilerinde bugün daha geçen ay yeni çıkan Alice Harikalar Diyarının 2.filmi olan Aynanın İçinden filmi çıktı ve benim bu postu yazmam yine bu zamana kaldı elbette :/

Benim çocukluğumdan en sevdiğim ve hayal gücüne aşık olduğum yazarın bir kitap serisi aslında Alice.Çizgi filmleri,filmleri hatta oyunları dahi yapıldı.Hiç birini kaçırmadım ...

Kadronunu içinde Helena Bohem Carter ve Johny Depp gibi isimler olunca bir de Tim Burton yapımı olunca tadından yinmiyor tabiki de ... Küçük büyük mutlaka herkesin izlemesi gereken harika serilerden biri.

Alice Harikalar Diyarı’nda yeniden çevriminde güçlü kız imajı baz alınarak Tim Burton tarafından seyircinin karşısına çıkarılıyor. Linda Woolverton’ın çocuk romanından uyarlanan yapım 17 yaşındaki Alice’in sosyeteye tanıtım partisinde beyaz bir tavşanı takip ederek kendini harikalar diyarında bulmasıyla başlıyor. Aslında 10 sene öncesinde de ziyaret ettiği yeri ikinci ziyaretinde hatırlamıyor bile.



Alice Through The Looking Glass

Alice Kingsleigh (Mia Wasikowska) babasının peşinden 3 sene denizlerde seyahat ettikten sonra Londra'ya dönmek üzere yola koyulur. Hayatının geri kalanında ne yapacağı konusunda bir fikri bulunmamaktadır. Bu esnada bulduğu bir sihirli ayna marifeyitle tekrar Harikalar Diyarı'na döner. Alice eski arkadaşlarıyla yeniden buluşur, fakat Çılgın Şapkacı'da (Johnny Depp) bir tuhaflık bulunmaktadır. Her zamankinden daha asabi bir haldedir. Arkadaşını yeniden eski haline getirebilmek için geçmişe giden Alice, zamana karşı büyük bir mücadele verecektir.





24 Haziran 2016 Cuma

Maydanoz Time : Film - The Ring Serisi

Herkese merhabalar efenim ...

Bugün yine film serilerinde baya baya eskilere gidiyoruz ve bir zamanlar Korku filmlerinin atası olarak bilinen ve baya baya fenomen olan (ben 5-6 yaşlarındayken) annemlerin izlediği ve ben izlemeyeyim diye Cd'yi saklamaları sonucu bende psikolojik (evet daha izlemeden) bir dram oluşturan bir film serisinden bahsedicem.

Evet şu zamana kurduğum en uzun cümleydi farkettim :D

The Ring yani Halka serisinden bahsedicem.Yıllar yıllar sonra yeni izlemek nasip olsu.Konusunu falan elbette biliyordum ama bu tarz filmleri sevmediğimi söylemiştim.Eğer sevenler varsa mutlaka bu tarz filmlerin atası sayılacak bu film serisini mutlaka izleyin.Evet kesinlikle +18 olduğunu düşünüyorum bu serinin.

Asılı bir Japon film serisi ama Amerika versiyonu bunlar diyebiliriz.

The Ring
Halka



Karanlık imgelerle dolu bir video-kaset. Video-kasedi izleyenler 7 gün içinde gizemli bir şekilde ölüyorlar. Gazeteci Rachel Keller da dört gencin ölmesi üzerine olayı araştırmaya karar veriyor ve kaseti bizzat izliyor. Bu deneyimin ardından kendisiyle birlikte oğlunun da hayatı tehlikeye giren ve arkadaşı Noah'ın yardımını isteyen Keller'a olayı çözmek için sadece 7 gün kalıyor...

The Ring Two
Halka 2


Altı ay önce gerçekleşen korkunç olayların etkisinden kurtulmak isteyen Rachel Keller ve oğlu Seattle'dadırlar. Rachel oğlunu alıp küçük bir mekan olan Astoria, Oregon'a taze bir başlangıç yapmak için taşınır. Ancak bu kararından çabuk döner. Bu küçük mekanda isimsiz tanıdık bir video kaset içeren yerel bir cinayete tanıklık eder bu ona tanıdık gelmektedir. Rachel intikam almak isteyen Samara'nın geri döndüğüne ve bu korkunç dehşet ve ölüm halkasını sürdüreceğinin farkına varır. Tehlike artık çok yakındır.



23 Haziran 2016 Perşembe

Maydanoz Time : Kitap - Çi Akilah Azra Kohen

Herkese merhabalar efenim ...

Orucu güzel geçirmenin en iyi yollarından biride tabi ki bol bol kitap okumaktır.Yaz depomu yapmışken yavaş yavaş tüketiyorum kitaplarımı.

Fi'nin daha önce postunu yapmıştım onun hakkındaki görüşlerimi az çok biliyorsunuz ...
Fi'nin 2.kitabı devam kitabı olan Çi bence Fi'den çok çok daha iyiydi ki bence Pi'de ilk iki kitaptan daha iyi olacakmış gibime geliyor umarım biran önce alır okurum çünkü inanılmaz merak ediyorum.

Fi hakkında yüzde elli olumlu yüzde elli de olumsuz yorumlarım vardı ama Çi ...

Bence yüzde yüz çok iyi bir kitaptı.Fi gibi gereksiz uzatılmamış ve felsefeden dine,politikaya hatta siyasete kadar alt mesajlar çok iyi verilmiş her karakter inanılmaz zekice kurgulanmış Kohen'in kalemine bir kez daha aşık oldum diyebilirim.

Biliyorsunuz çok anlatıcılı kitapları pek sevmiyorum çok karmaşık geliyor bana ama ilk defa bir kitabın böyle olmasından zevk aldım diyebilirim.Her karakter ayrı bir kitap misaliydi ...

Tabiki de kitabı okurken beni delirten ve sürekli hayy ayyy ovvv seslerini bana çıkartan tek bi karakter vardı o da Can Manay ! Terzi kendi söküğünü dikemez misali beyni başka bi tarafında olan bir adam kendisi nasıl bir sayko olduğunu bu kitapla daha çok anladık.Çok Spoiler da vermek istemiyorum ama Fi'yi okuyanlar az çok ne demek istediğimi elbette anlayacaklar.

En sevdiğim karakter elbette Bilge idi.Ama bu kitapta daha çok Özge ve Murat Kolhan üzerinde durulmuş Can ve Duru biraz daha arka planda kalmış diyebilirim ama asıl olaylar tabi ki onların çevresinde dönüyor.Kitap yine çok heyecanlı bir kaçma-kovalama şeklinde bitti.

Bu arada ben Can Manay ile Christian Grey'i çok benzetiyorum :D Bilmiyorum neden :D


20 Haziran 2016 Pazartesi

Maydanoz Time : YouTube - Eski Kitap Serilerim

Maydanoz Time : Film - X-Men Serisi

Herkese merhabalar efenim ...

Bu postu tam tamına 1 aydır Taslaklarda süründürüyorum resmen.Evet x'men serisini en başından izleyip 19 Mayıs'ta çıkan en son filmini de izleyip sizin için post yaptım böylece bir seriyi daha postlamış ve aradan çıkarmış oldum.

X'men serisi 8 film olduğu ve çok eski bir seri olduğu için en az Star Wars serisini izlemek kadar yorucuydu benim için.Aslına bakarsanız içerikleri haricinde ben izleme zorluğu olarak çok benzettim.Çünkü bu seride de bi geçmişe bi geleceğe bi şimdi ki zamana gidilip duruluyor o yüzden kranolojik sırayla izlemek ya da çıkış sırasına göre izlemek diye 2 seçenek çıkıyor karşımıza.Ben yine Star Wars'ta olduğu gibi çıkış sırasına göre izlediğim için kafam yine 1 milyon oldu o yüzden olayları anlayıp birleştirmem 1 ay kadarımı aldı diyebilirim :D

Eh tabi araya giren sınavlar falan da ayrı bir mesela oldu tabi ki...

Neyse efeim ilk X men serisi dışında araya giren Wolverine serileri falanda baya bi kafamı karıştı.Fantasik-Bilim Kurgu kategorilerinden olan bu seri aslında biraz da yıllara ve sinema sektörüne göre nabza göre şerbet veren bir seri olmuş.Bi yerden sonra ticari bi seri olmuş diyebiliriz.Hele de son çıkan filmi ... Sırf Jennifer Lawrance oynuyor diye daha önceki filmlerde başrolde olmayan karakter bir anda göz önünde tutulmaya ve çok çok önemli bir karaktermiş gibi gösterilmeye başlandı.

Days Of Future Past filminde ise geçmiş ile gelecek arasında bir bağ kurulmuş.O sene fütüristik gelecek filmleri cazipti o yüzden aslında konuyla çokta alakası olmayan bir şeyler bağlanıp extradan olaylar sallanıp seyirciye sunulmuş.

Olayların aslına bakacak olursak bir grup mutantın bir Akademi çevresinde toplanıp insanlara varlığını kabul ettirme savaşını anlatıyor diyebiliriz.En başta düşman görünen grup serinin devam filmlerinde aslında asıl düşman olmadıklarını anlatan sadece bir fikir ayrımının olduğu anlatılıyor.

Akademi dışında Wolverine'nin sadece başrolde olduğu 1-2 filmde serinin içine katılmış.Kafalar daha çok karışıyor  bu serinin içinde izlerseniz ama aslında asıl konuyla alakası yok bu filmlerin tamamen karaktere özel film olmuş.



X-Men

Cyclops. Jean Grey.Storm..... Onlar ve daha bir çoğu Children Of Atom (Atom Çocukları) idi; herbiri biribirinden farklı genetik mutasyonlar ve bu mutasyonların kendilerine kazandırdığı insan üstü güçlerle doğmuştu. Ne yazık ki insanoğlu anlamadığı şeyden korkmaktadır ve bu mutantlar kendilerini binbir türlü kötülükten korudukları toplum tarafından dışlanmışlardır. Önyargı ve nefretle dolu bir dünyada, insanlar farklılıkları kabullenememekte ve birer ucube olarak gördükleri mutantları kendilerine karşı birer tehdit olarak görmektedirler. Böyle düşünenlerin başında Senator Kelly gelmektedir. Dünya üzerindeki en güçlü telepatik yeteneklere sahip insan olan Prof. Charles Xavier insanlarla mutantların bir arada barış içinde yaşayabileceğine inanmaktadır ve X-MEN adı altına bir çok mutantı etrafında toplar. Onun yardımıyla bir çok mutant güçlerini kontrol etmeyi ve insanlığın faydasına olacak şekilde kullanmayı öğrenmişlerdir. Kendlerinden korkan bir dünyayı korumak için savaşmaktadırlar.



X2
X-Men 2

X-Men 2", mutantları yok etmek için harekete geçen, Mutant Kardeşliği'nin başı Profesör Xavier'in eski dostu William Stryker'ı engellemek için, iki mutant lideri Profesör Xavier ve Magneto'nun işbirliği yapmasını konu alıyor.




X-Men: The Last Stand
X-Men: Son Direniş

Bu bölümde X-Men topluluğu ilk olarak bir seçimle karşı karşıya kalmaktadır. Bulunan yeni tedavi yöntemi ile mutantlar normal insanlar gibi yaşayabilme olanağına sahip olacaklardır. Mutantların liderleri Charles Xavier ve Magneto arasında, mutantları insanlardan ayıran inanılmaz özelliklerinden kurtulup kurtulmamaları arasında bir görüş çatışması olmuştur. Bu ise son bir savaşın temellerini atmıştır. Bu savaş şimdiye kadarki en büyük savaş olmasının yanında son olacaktır.




X-Men Origins: Wolverine
X-Men Başlangıç: Wolverine

Bir zaman bir yerde yapılan bir seçim, koca bir ömrün akışını bambaşka bir yere sürükleyebilir. James Logan babasını öldürünce arkadaşı Victor Creed ile birlikte kaçmaya karar verir. William Stryker onları bulduğunda bir teklif getirir. Mutantlardan oluşan özel bir ekibe dahil olmalarını ister. Logan bir zaman sonra örgütü bırakır ve Kanada’ya doğru yola çıkar. Yollar ayrılmıştır. Aradan yıllar geçtikten sonra Stryker yeniden ortaya çıkar ve bu kez Logan’a Weapon X adlı projesine dahil olmasını teklif eder. Logan kabul etmez başta ancak sonrada bir intikam duygusu işle fikrini değiştirir. Vücuduna bir madde enjekte edilir ve o artık yenilmezdir.Projeye katılmayı kabul eder. Vücuduna enjekte edilen Adamantium metaliyle artık yenilmez olan Wolverine, Sabretooth’tan intikamını alabilecektir.



X-Men: First Class
X-Men: Birinci Sınıf
ichael Fassbender'in canlandırdığı Magneto ve James McAvoy'un canlandırdığı Professor X'in bir grup genç mutanta liderlik yaptığı yeni X-Men, efsanenin başlangıcını anlatıyor ve tarihin akışını değiştiren küresel olayların arkasındaki sır perdesini aralıyor.

Mutantlar kendilerini dünyaya deşifre etmeden ve Charles Xavier ve Erik Lensherr, Profesör X ve Magneto isimlerini almadan önce, ikili, güçlerini yeni keşfetmeye başlayan iki genç adamdı. Birbirlerinin düşmanı haline gelmeden önce diğer Mutantlarla beraber çalışarak dünyayı tehdit eden en büyük tehlikeyi durdurmaya çalışan bu iki yakın arkadaş arasında zamanla patlak veren anlaşmazlıkla birlikte Magneto Kardeşliği ve Profesör X'in X-Men'i arasında süregelen ezeli savaşın temelleri atılır...



The Wolverine

Sevilen çizgi roman öyküsünden uyarlanan bu epik aksiyon ve macera filmi, X-Men evreninin en ikonik kahramanlarından Wolverine’i günümüz Japonya’sına götürüyor. Tanımadığı bir dünyada boyunu aşan işlere bulaşan kahramanımız, en büyük düşmanına karşı kendisini sonsuza dek değiştirecek bir ölüm kalım savaşı veriyor. İlk kez bu kadar zayıf olan, fiziksel ve duygusal sınırlarını sonsuza dek zorlayan Wolverine sadece ölümcül bir samurayla değil, kendi ölümsüzlüğüne karşı verdiği mücadeleyle de yüzleşiyor.



X-Men: Days of Future Past
X-Men: Geçmiş Günler Gelecek

The Days of Future Past, başını Magneto'nun çektiği Kötü Mutantlar Kardeşliği'nin önemli bir senatörü öldürmesinden sonra Mutantların Sentineller tarafından avlandığı alternatif bir gelecekte geçecek. Yapımcı Singer, projenin önceki X-Men filmlerini de kapsayacağını ve bu evreni genişletmek istediklerini de sözlerine ekledi.


   X-Men: ApocalypseMedeniyetin bu güne, Apocalypse e Tanrı gözüyle bakılmaktadır. Marvel in X-Men evreninin ilk ve en kuvvetli mutantı Apocalypse, birçok mutantın özelliğini kendinde toplayarak ölümsüz ve yenilmez olmuştur. Binlerce senelik uykusundan uyandığında bulduğu dünya, onu büyük hayal kırıklığına uğratır. Kendine mutantlardan güçlü bir takım oluşturur. İçinde Magneto nun (Michael Fassbender) da bulunduğu takımın amacı insanoğlunu gezegenden temizlemek ve Apocalypse in saltanat sürebileceği bir dünya hazırlamaktır. Dünyanın kaderi dengede durmaktadır. Profesör X in (James McAcoy) de yardımıyla, Raven (Jennifer Lawrence) genç bir X-Men takımına yardım etmeli ve insanoğlunu tamamen yok oluştan kurtarmalıdır.


                                                                        

19 Haziran 2016 Pazar

Maydanoz Time : Kitap - Isla Ve Mutlu Son Stephanie Perkins

Herkese merhabalar millet ...

Yaz tatilimin ilk kitabı olan ve bana çok sevdiğim bir arkadaşımın hediyesi olan Isla Ve Mutlu Son'u nihayet bitirdim.Lola Ve Komşu Çocuk ve Anna ve Fransız Öpücüğü kitapları aslında bir seriymiş bunu bu kitapla anlamış oldum diyebilirim.

Lola'nın yanında biraz daha durağan ve sıradan bir aşk hikayesi olsada bence Lola'dan daha iyi bir kitaptı diyebilirim.Yine baş karakterdeki kızı sevemedim maalesef.Lola ne kadar hoppa bi kızsa Isla'da tam tersine kendine güvensiz içine kapanık çok sıradan bir kız.Anna'yı daha çok merak ediyorum hiç kendime yakın bulabileceğim bir kız karakter bulabilecek miyim acaba bu seride ?

Amerika-Fransa arasında geçen bir aşk hikayesi zenginlerin aşk hikayesi tam bir gençlik kitabı aslında.Tabi özel okullar,üniveristeye hazırlık tarzları ve her kafalarında estiğinden Paris'ten kalkıp hoop İspanya'ya hafta sonu tatiline gidiyor olmaları bizim gençliğimizden ve kültürümüzden oldukça farklı.  

Aslında seri boyunca bir arkadaş grubunun aşklarını ayrı ayrı kitaplarda işliyor yazar.Sanırım aslında bu son kitap olduğundan yazar kitabın sonunda bütün grubu birleştirmiş en sonunda Cricet ve Lola'yı tekrardan görmekte ayrı bir hoştu.Anna'yı daha tanımıyorum maalesef umarım onların hikayesini de okuyabilirim ve böylece seri tamamlanmış olur.








18 Haziran 2016 Cumartesi

Maydanoz Time : Film - The Other Side of the Door

Herkese merhabalar millet ...

İzmir'e geldim bu demek oluyor ki film postlarında artık bol bol Gerilim türünden filmler göreceksiniz.Artık o kadar çok Gerilim filmi izledik ki ailecek arşivde adam gibi film kalmadı resmen.Ruhlu filmleri pek sevmesekte bu film hem Hindistan'da geçtiğinden hem de 2016 filmi olduğundan bi izleyelim dedik.Yani tahmin edebileceğiniz gibi bayık korku unsurları elbette çok fazla var ama onun dışında konusu aslında bir aile draması diyebiliriz.

Bir oğul ve bir kızlarıyla mutlu mesut bir hayatları olan Maria ile Michael, trajik bir kaza sonucu küçük oğullarını kaybederler. Hissettiği acıyı dindiremeyen anne, bir ayinle oğlunu geri getirip son bir veda edebileceğini öğrendiği eski bir tapınağa gider. Gerçekte bu eski tapınak iki dünya arasında gizemli bir portaldır ve anne "Asla kapıyı açma!" kutsal uyarısına uymayınca da ölüm ile yaşam arasındaki denge bozulur.



16 Haziran 2016 Perşembe

Maydanoz Time : Dizi - Nightmare Teacher

Herkese merhabalar efenim ...

Hoşgeldin yaz ! Hoşgeldin Kore dizileri ! Evet evet ! Bol bol vaktim olduğundan yine yeni Kore dizilerini izlemeye döndüm diyebilirim.Tabi Amerikan dizilerini de izlemeye devam edicem ama araya böyle çerezlik dizilerde atarım gibime geliyor mesela Nightmare Teacher gibi !

Kendisi tazecik biten 2016 dizileri arasında.Hatta tam da benlik bir dizi çünkü başroldeki adı geçen Kabus Öğretmen bir Rehberlikçi :D Tabi Rehberlikçi olmasaydı keşke diye diyor insan sonuçta Rehberlik odasını biraz korkutucu göstermişler sanki müdür odasıymış gibi ama dizide adamdan tek kaptığım şey öğrencilerine öncelikle rahatlamaları için papatya çayı ikram etmesiydi kaptım bu fikri :D Bide ben belki bi kutu içinde MMS'ler oluyor ya onlardan da ikram ederim.Sonuçta sinirlerin yatışmasına en iyi gelen şey şekerler ve çikolatadır ! 

Neyse efenim aslında bu bir mini dizi toplamda her bölüm 15 dk sürüyor ve toplamda 12 bölümcük.Bana biraz animeleri çağrıştırdı hem konu bakımından hemde süre boyunca falan.Ama anime ya da manga değilmiş yani en azından bulamadım buna dair bir şey.Japonlar kadar Korelilerde böyle dizileri becerebiliyormuş demekki.

Aslında dizimiz Fantastşk-Gerilim-Okul türlerinden.Bir okulda yedek öğretmen olarak gelen bir Rehberlikçi var.Bu kişi bir sınıftan sorumlu.Bu sınıfta sorunlu olan öğrencilerini odasına davet edip onların sorunlarını çözecek gerçek üstü şeyler veriyor ama bu şeyi daha fazla kullanabilmesi için bir sözleşme imzalatıyor bu aslında bir kan sözleşmesi eğer sözleşmeye uyulmazsa kişiler ölüyor aslında ölmüyor ayna gibi bir yere hapsediliyor ama sınıf arkadaşları o kişinin varlığını dahi unutuyor.Bu manyak öğretmene tabiki karşı gelen ve oyununu çözmeye çalışan bir sınıf başkanımız ve onun "kocası" bulunuyor.Kocası dediğim gerçekten evli değiller ama birbirlerine sürekli "karıcım"kocacım" diyip duruyorlar onların didişmeside pek bi şeker :D




Maydanoz Time : Etkinlik - Tramva Geçiren Çocuklara Psikolojik Müdahale Semineri

Herkese merhabalar millet ...

Bu postu yayınlamam biraz uzun sürdü maalesef.Aslında bu seminere tee finaller önce normal okul devam ederken gitmiştim.Ama seminerin resimlerin bulmaya çalışıcam diye yazamadım ki zaten de bulamadım o gün kendimde pek fazla resim çekemedim.Çünkü öğrenci olarak seminere giden sadece 2 kişiydik bizim dışımızdakilerin hepsi PDR öğretmeni idi.

Kıbrıs Üniversitesinden bir hocamız vardı semineri veren.Şu an adını pek hatırlayamıyorum ama inanılmaz bilgili ve coşkulu bir kadındı.Kendisi yabancıydı zaten o yüzden hatırlayamıyorum adını soyadını.Ama kadının her anlattığı içime işledi diyebilirim.Amerika'da yaşamış ve çalışmış biri kendisi bu alanda.Daha sonrada Kıbrıs Üniversitesinden çalışmaya başlamış öğretim görevlisi olarak.

Biliyorsunuz hemen yanı başımızda daha külleri soğumamış bir Soma olayı oldu.Eğer bu alanda olsaydım o zamanlar bir ekiple müdehalede bulunmaya gidebilirdik muhtemelen.Şimdi bile Soma olayı olmasa bile bir sürü çocuklara istismar haberleriyle uyanıyoruz güne maalesef.

Ebevenynlerin,öğretmenlerin yapması yapmaması gerekenler neler özellikle bunları öğrendik.Özellikle mesleğim için ileride çok işime yarayacak oyunlarda öğrendim tek çekebildiğim resimde bu oyunlardan birine ait.Adı Jenga Oyunu.Bildiğimiz Jenga oyununun arkasına bu sıfatları yazıyoruz ve çocukla bu oyunu oynarak her sıfatı çektiğinde neyi çağrıştırdığını soruyoruz böylece çocuğa bir iç görü kazandırılmaya çalışılıyor ve bilinçaltı ,örtük şeyler gün yüzüne çıkarılması amaçlanıyor.Bu en basitinden bir çalışma idi.Diğer çalışmalar da bana kalsın diye burada anlatamıyorum maalesef meslek sırrı :D

İntihar,istismar,boşanma,kayıp bunların hepsi ve hatta daha bir sürrü şey çocuklarda psikolojik tramvaya neden oluyor maalesef.Mutlaka bu gibi durumlarda bi uzmana başvurmanız şart.Bugünün çocukları yarının büyükleri diye boşuna denilmemiş.Bizim işimizde insanların hayatına dokunmak bir 1 insan 1 hayattır deyip belki de insanların kötü giden hayatlarını,psikolojilerini düzeltmek.

İyi ki bu meslekteyim dedirten bir seminer oldu benim için.Aslında bazı materyallere ulaşabilseydim daha dolu dolu bir post olabilirdi ama şimdilik bu kadar diyelim.

Son olarak en altta daha yeni Facebook'ta dolaşan bir iğrenç sanal istismar haberi ile karşı karşıyayız.



15 Haziran 2016 Çarşamba

Maydanoz Time : Kitap - Kızıl Tepe Jamie Mcguire

Herkese merhabalar efenim ...

Nihayet İzmir'den yazıyorum sizlere.Son günlerimi derin bir çıldırış içinde geçirdim resmen Balıkesir'de bir başıma okul bitmiş,sınavlar bitmiş ben hala burada nedennn ?

Neyse efenim neyse nihayet ki bu günleri de gördük ve Bütlere dahi kalmadan geldim nihayet evime.
O zaman maden tatile başladık artık resmi olarak ilk olarak bir kitap postu ile başlayalım.Artık kütüphaneden alamayacağım için daha önce size videolarda gösterdiğim ve yaza okumak için depo yaptığım kitapları okumaya başlayacığım.Tahminime göre onlar beni Ağustos ayına kadar götürür diye düşünüyorum.Ağustos ayında da umarım şu hayal ettiğim kitap indirimlerinden yararlanabilirim ( kalırsa tabi o zamana ).

Neyse gelelim Kızıl Tepe'ye ... 

Daha önceden Mcguire'den Araf kitabını okumuştum ama çok farklı hatta biraz daha popüler bir konuya sapmış.Konu zombilerle ilgili ... Evet evet şu sıra Walking Dead izlediğim için konu beni önce bi çekti sonra da okumaya başlayınca acayip sıkılmaya başladım diyebilirim.Hep aynı tarz şeyler üst üste olunca insan ne kadar seviyor meraklanıyor olsada sıkıyor bi süreden sonra ...

Kısaca konu :

İki kızını yalnız başına yetiştirmek için çabalayan Scarlet; evli olsa da âşık olmanın ne demek olduğunu unutmuş, tek yaşama nedeni küçük kızı olan Nathan ve tek derdi kız kardeşi ve erkek arkadaşlarıyla yapacakları hafta sonu kaçamağı olan üniversiteli bir genç kız olan Miranda… Dünyayı etkisi altına alan bir salgın patlak verdiğinde bu üç kişinin hayatı beklemedikleri şekilde kesişir ve artık tek amaçları vardır: Bu yeni ve acımasız dünyada hayatta kalabilmek.



12 Haziran 2016 Pazar

Maydanoz Time : Film - How To Be Single

Herkese merhabalar millet ...

Eğer gerilim-gizem filmlerimden sıkıldıysanız o zaman araya biraz eğlenceli vakit geçirmelik çıtır çerez Aşk-Romantik-Komedi filmleri koyayım diyorum ha siz ne dersiniz ?

Bu molaların ilk filmi Bekar Olma Klavuzu olarak Türkçe'ye çevirilen How To Be Single filmi var.Tamda kız kıza bir gecede izlemelik çtırı çerez Roamntik-Komedi tadında bir film.Başrolde oldukça tanıdık bir isim var.Grinin 50 Tonu ile böbreklerine kadar tanıdığımız Dakota Johnson :D

New York şehri Alice, Robin, Lucy, Meg, Tom ve David gibi on binlerce yalnız ve kalbi kırık bekâr insan ile dolu. Herkes kendisine doğru eşi ya da aşk dolu bir ilişkiyi arıyor; pek çoğu ise orta karar bir birlikteliğe bile razı! Baştan çıkartıcı mesajlaşmalar ve tek gecelik ilişkilerin ortasında bütün bu bekar insanların, bekarlığı ve yalnızlığı yönetmesini öğrenmeleri gerekiyor! 



10 Haziran 2016 Cuma

Maydanoz Time : Film - The Conjuring

Herkese merhabalar efenim ...

Bu filmi öncelikle bi arkadaşım tavsiyesi ile beraber izledik diyebilirim yani hiç beni zevkime uymuyor o kadar bayık bir korku-gerilim filmi.Daha öncede söylediğim gibi ben Korku-Gerilim filmlerinde ruhani tarzı hiç sevmiyorum hele de içinde bol bol dini propaganda varsa.Dini progapangadada elbette şeytan çıkartma ve bol bol kutsal üçlüyü övmek her yere kutsal su serpmek falan oluyor.Bu da onun tarzında güya yaşanmış bir filmmiş ama ben pek inanmıyorum doğrusu eğer bu tarzdan hoşlanıyorsanız bence bir bakın ... 

Son dönem korku sineması klasiklerinden “Saw / Testere” serisinin ilk filmine imzasını atan yönetmen James Wan, “The Conjuring / Korku Seansı” ile izleyiciyi gerilime sürüklemeye devam ediyor. 

Ed ve Lorraine Warren doğaüstü, paranormal olayları araştıran bir çifttir. Bir gün Perron ailesinden bir telefon alırlar. Ailenin çiftlik evi nedeni bulunmayan karanlık bir varlık tarafından kuşatılmıştır; hayatları alt üst olmuştur. Bu vakayı çözebileceklerine inanan Warren çifti, ne kadar şeytani bir varlıkla karşı karşıya olduklarını çok geç fark edeceklerdir... 

Perron ailesinin gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan filmde, Roger ve Carloyn Perron rolünde Ron Livingston ve Lili Taylor karşımıza çıkıyor. Çiftin çocuklarıyla birlikte yeni taşındıkları çiftlik evinde bir tuhaflık olduğunu fark etmeleri çok zaman almıyor. Korku Seansı, son dönemde korku sinemasının doğa üstü güçler temalı klişesine klasik korku filmi teknikleriyle yaklaşarak, izleyiciye yüksek dozlu gerilimi garantiliyor.



9 Haziran 2016 Perşembe

Maydanoz Time : Kitap - Agapi Sarah Jio

Herkese musmutlu bir günden merhabalar efenim ...

Evet bugün oldukça keyifliyim oldukça mutluyum.Çünkü hep sınavlarım bitti hem de hiç bir dersimden büte dahi kalmadan geçtim.Ama maalesef hala Balıkesir'de sürünüyorum.Neden derseniz Yaratıcı Drama kursumuz bu perşembeye kadar devam ediyor ve diplomayı alabilmem için kalmam lazım kısaca bazı teknik sorunlardan dolayı İzmir'e gidemiyorum ama en azından içim rahta bu süreçte diyebilirim.

Neyse efenim böyle güzel haberleri almışken böyle sıcacık bir havada benim daha yeni okumaya fırsat bulabildiğim Sarah Jio - Agapi postunu gireyim dedim.

Sarah Jio hayranı falan çok değilim ama oldukça övülen ve sevilen bir yazar.Bende mutlu olduğum huzurlu olduğum zamanlarda okumayıda seviyorum.Benim Sarah'dan okuduğum bu 3.kitap oldu umarım tüm kitaplarını okuyabilirim.

Gelelim çok konuşulan Agapi kitabına.Anladığım kadarıyla Sarah bu kitapla genel çizgisinden biraz kaymış.Daha çok romantik ve dram alanlarından yazan yazarımız bu kitabı ile biraz Fantastik-Romantik bir kitap yazmaya çalışmış.Ama bunu bence oldukça gerçekçi bi dille ve anlatımla yazmayı başarmış diyebilirim.Kitabın orjinal çevirisi aslında "Aşk Bakışı".Pena yayınları neden Agapi diye çevirdi bilemiyorum sanırım daha farklı bir isim olsun akılda kalıcı olsun diye düşündü.Bu arada Agapi ben daha çok bir çiçek türü sanmıştım ama aslında Psikolojide de ispatlanan Aşk çeşitlerinden birinin adıymış.Karşılıksız  ve ölümsüz aşk anlamında ... 

Ben kapak tasarımına her zaman ki gibi bayıldım tam böyle bahar-yaz kitabı olmuş ! Konusu da tam içimizi ısıtacak cinsten.Geleneksel bir çiçeklik dükkanı olan 30 lu yaşlarında bir kadının ailesinden gelen bir görevi tamamlaması ve gerçek aşkı bulması gerekmektedir.Bu görevin ne olduğunu söylersem spoiler vermiş olurum o yüzden bence siz okuyun :)


Maydanoz Time : Film - You're Next

Herkese merhabalar millet ...

Bugün son sınavım var o yüzden yine tüm gün ders çalışmam gerekiyor.Hemen günün film postunuda aradan çıkarayım dedim :)

Yine İzmir'deyken izlediğimiz biraz kanlı bir Gerilim filmi.Mutlu bir aile yemeği bir anda domuz kafası takmış maskeli adamlar tarafından mahvedilir gerisi spoiler olur artık :)

Şehrin kalabalığından uzaktaki bir evde yeniden toplanan Davison ailesinin üyeleri, bir grup sadist katil tarafından saldırıya uğrar. Kaçacak yeri olmayan kurbanlar tuzağa düşürülmüştür. Baltalar, arbaletler ve palalar ile saldırıya geçen katiller ile Davison ailesi arasında büyük bir savaş başlar. 

Evin içinde ve dışında devam eden mücadele sırasında maskeli katilleri en çok Davisonların büyük oğlunun kız arkadaşı Erin zorlar. Erin’in gizemli geçmişi onu öldürülmesi çok güç biri haline getirmiştir.


7 Haziran 2016 Salı

Maydanoz Time : Film - 10 Cloverfeld Lane

Herkese merhabalar efenim ...

Vallahi bu sınavlardan artık cidden güçlü kalamıyorum şuraya bayılasım daha da ayağa kalkmayasım geliyor bazen.Allah'tan bloğum var Allah'tan dizilerim,filmlerim ve kitaplarım var.Yoksa ...

Neyse efenim sınava gitmeden bugünün film postunu da aradan çıkarayım dedim.Daha öncede dediğim gibi Taslaklar kısmında baya bir depo yaptım ben İzmir'e gittiğimde çılgınlar gibi ailecek Gerilim filmi izlediğimiz için ...

Neyse efenim bir gün bir kız arabasıyla giderken bir kaza yapar.Kazanaın sonunda gözlerinin bağlanmış bir şekilde bir odada kilitli bulur.Burası aslında bir çiftlik evinin alt katıdır.Önceleri kaçırıldığını düşünür haliylen ama sonradan bir amcanın evinde sığınmacı olduğuna ikna edilmeye çalışılır.Aslında güya amca bu kızı dışardaki felaketten kurtarmıştır.Dışarıda amcanın söylediklerine göre kıyamet günü yaşanmakta hava temiz olmadığı için insanlar havasızlıktan ölmektedir.Amca aslında pekte aklü dengesi yerinde birine benzememektedir.

Film boyunca amca haklı mı cidden dışarda bi felaket varda kızın hayatını mı kurtardı yoksa amca manyağın teki mi bunu sorgulayıp duruyoruz.Elbette filmin bir sonu var ama hiç beklenmedik bir şekilde.Evet tabi ki sonu yüzde elli.Ya amca haklıdır ya da değildir.Zaten cevapta 1 tane ama biraz değişik bir şekilde keşke bu kadar güzel giden bir filmi öyle kötü bir sonla bitirmeselerdi biraz bayık bir sonu var bende söylemesi ...

Michelle, araba kazası yapan genç bir kadındır ve kaza sonrası gözlerini bir adamın evinin sığınak benzeri bodrum katında açar. Adam, onun hayatını kimyasal bir saldırıdan kurtardığını ve dışarıda yaşamda kalınamayacağını anlatır. Michelle ve iki adam bir süre bu sığınakta yaşamak birlikte yaşamak mecburiyetindedir fakat Michelle'in şüpheleri vardır.




Maydanoz Time : Kitap - Zac Ve Mia A.J Betts

Herkese merhabalar millet ...

Final haftam olmasına rağmen boş zamanlarımda yine elbette affederseniz ama hayvanlar gibi kitap okuyorum.Resmen 1 haftada 2 sağlam kitap bitirdiğim oluyor.Kütüphanede oldukça güzel hem de istediğim,merak ettiğim kitaplar olunca napayımm diyanamayıp alıyorum :)

Bu haftanın kitabı aslında ben konusu ve işlenişi bakımından çok fazla Aynı Yıldızın Altında kitabını benzettiğim ama elbette oldukça fark yönleri bulunan Zac Ve Mia kitabı oldu.

Aslında benim uzun zamandır okuma listemde olna bir kitaptı.Ben konusunun elbette daha çok aşk olduğunu sanmıştım ama daha çok 2 gencin kanser mücedalesini anlatıyor diyebilirim.Aynı Yıldızın Altında kitabından daha iyi değil elbette ama bence o kitaptan bana daha samimi daha akıcı ve daha gerçekçi geldi nedense.Belki de yazarın kadın olmasından dolayıdır bilemiyorum ...

Yine 2 karakterin ağzından ayrı ayrı bir anlatım var bence kitabın tek eksiği bu gençlerin kendi hayatlarına - ayrı hayatlarına- daha çok yer verilmesi ve aralarındaki o bağın o aşkın çok derin hissettilmemesi diye düşünüyorum.Oldukça komik Amerikan vari espiriler ve göndermeler vardı zaten Zac oldukça komik biri onun yerlerini ve düşüncelerini okurken oldukça eğleniyorsunuz fakar Mia için aynı şeyleri söyleyemicem.Kanser bir kız tamam ama bence kızın kendi karakteri oldukça huysuz ve gıcık.Yani hani böyle filmlerde olur ya anne babasını sürekli karşı gelir kacıjamm gidijemm bu evden diyen ergen tipler hani ağzının ortasına bi tane patlatasınız gelir heh Mia'da aynen öyle bir karakterdi işte.




6 Haziran 2016 Pazartesi

Maydanoz Time : Dizi - The Magicians

Herkese merhabalar millet ...

Devam eden diziler videomda uzun uzun bahsetmiştim bu diziden ilk sezonu bitti bende yorumunu gireyim hemen dedim.Karakter incelemeleri ile bir dizi yorum postu daha sizlerle ...

Kısaca konusu : 

Quentin Coldwater isimli bir gencin, sihir gücü olduğunu keşfetmesini ve New York'un kuzeyindeki çok gizli ve prestijli bir büyücülük okuluna kabul olmasıyla değişen hayatını, girdiği tehlikeli ve karanlık yolları anlatan The Magicians, Lev Grossman'ın aynı adlı çok satan romanından uyarlanıyor.




Alice Quinn
(Olivia Taylor)

Benim dizi de en sevdiğim karakter öncelikle.Harry Potter'daki Harmonie'nin yansıması diyebiliriz.Temiz,çalışkan,dürüst,hanımefendi kendileri.Kendisinin yetenekler ailesinden geliyor.Dizinin bir bölümünde ailesinden yardım almaya gittiğinde oldukça tuhaf bir aile hayatı olduğunu görüyoruz o aileden böyle bir kızın çıkması oldukça tuhaf bence.Bir çok büyüyü yapabilme gücüne sahip eh oldukçada akıllı her soruna kızımız bi şekilde çare buluyor.


Eliot Waugh
(Hale Appleman)

Kendisi dizide sevdiğim 2.karakter ama karakteri gereği gay olduğu için oldukça cesur ve açıkçası midemi bulandıran sahneleri var.Tam bir kokteyl aşığı bir insan her sahnesinde koktely yapar ya da içer mi arkadaş ? Bence Alice'den sonra en yetenekli sihirbaz ayrıca okulun eski öğrencilerinden ama aklı bir karış havada.Ayrıca çok ukala,sempatik ve dalgacı biri.


Julia Wicker
(Stella Maeve)

Bence dizideki en gereksiz ve gıcık olduğum karakter zaten onun olduğu sahnelerde genelde pek izlemedim çünkü hem aşırı sıkıcı bir kız hemde hiç mi hiç sevemedim dizinin başından beri.Asıl karakterimizin eski yakın kız arkadaşı bunlar sevgili mi yoksa sadece arkadaşlar mı o kısmı daha henüz ben bile çözemedim.Zaten "senin yeteneğin yok" deyip okulada almadılar bu salağı o da gitti hırısınız alamadı dışardan bi büyücü tarikatı gibi bir şeye girdi ama her bölümde oldukça sahneler vardı.


Margo Hanson
(Summer Bishil)

Dizi boyunca nötr duygular sergilediğim tek karakter diyebilirim ne sevdim ne de nefret ettim.Bizim Eliot'un en yakın kankisi olunca mecburen onun sahnelerini de izlemek zorunda kaldım.Kanalın sitesinin karakter sayfasından bile onu tanımlamada ilk cümle : She's not a bitch; she's just honest. 


William Penny Adiyodi
(Arjun Gupta)

Kendisi asıl olarak Hintli olduğu için ayrı bir sempatim oldu dizi boyunca.Oynadığı karakterde öyle böyleydi diyebiliriz.Ayrıca yeteneği seyyahlık olduğu için maceralı ve belalı değişik bölümler bu karakterin etrafında dönüp durdu.


Quentin Coldwater
(Jason Ralph)

Soyadıyla o kadar uyumlu bir karakter ki.Yav sen başrolsün biraz sempatik ol biraz yakışıklı ol yok anacım babacım yok.Bu embesil tipli çocuğu nerden bulmuşlarda başrol yapmışlar pek anlamadım ama bütün olaylar bu karakterin etrafında dönüyor elbette.Bir Harry olamaycağı kesin ! Harry'de en azından bi sempatiklik vardı bu buzdolabı ! Başrol olmasına ve elbette her sahnesini izlememe rağmen hiç sevmediğim bir karakter oldu aslında karakter demeyelimde ben Jason'un kendisini pek sevmedim.