Kategoriler

Anime (20) Bakım (4) Dizi (216) Etkinlik (53) Ev Menüsü (35) Film (371) Geziler (43) İkon (11) İndirimler (5) Kahvaltı Sürprizi (8) Kırmızı Halı (21) Kişisel (56) Kitap (205) Makyaj (4) Mekan Keşfi (18) Mobil (8) Moda (56) Müzik (145) Plan (19) Program (3) Sağlık (3) Tatlı (22) Ürün Keşfi (61) Yeni (3) YouTube (36)

31 Ekim 2014 Cuma

Maydanoz Time : Müzik - Taylor Swith Shake It Off

Herkese musmutlu cumalar dileyerek günün geleneksel müzik postuna başlıyorum efenim ... Taylor'um benim ! Fare suratlım ! Ne kadar tatlı bir şarkı ve ne kadar tatlı bir klip olmuş anlatamam.Yalnız klibi izlerken tek düşündüğüm yavrum sen git bi şeyler ye ne bu halin ! Zayıflıktan her yerin pörsümüş hadi paran yoksa gel buraya ben sana bi döner ısmarlıyımda etin budun yerine gelsin kadın dediğinde biraz göğüs biraz kalça olur be yavrum senin halin ne böyle bi deri bi kemik ! Tamam sağlık spor bilmem ne de eh görüyorsun Iggy'i görüyorsun j.Lo'yu ! Ayrıca olmuş boyun 1.90 deve gibi olmuşun biraz daha yemezsen seni elektrik direği zannedecekler ! O kadar zayıfsın ki suratın çökmekten fareye dönmüş suratında yanak olmadığından o allık o sıvanan föndöten isyan ediyor ben görüyorum yani burdan ... Neyse artık kilo almaya bak yani sen ! Her fırsatta uzun uzun bacaklarını ağzımıza sokmuşsun zaten bende de o kadar bacak olmasa kıskanıcam vallahi ! 

Sonuç olarak Shake It Off arkadaşlar bugünün klibi iyi eğlenceler !!!

Dip Not : Hastalığımın 4.günündeyim hala ölümüne hapşırıyorum pazar gününe kadar iyileşirim umarım sonra zaten yallah vizeler !!



30 Ekim 2014 Perşembe

Maydanoz Time : Film - Lucy

Herkese merhabalar efenim ! Yeni bilgisayarımda ilk filmimi izlemenin ve yeni post yapmanın heyecanını yaşıyorum şu anda ! Nihayet artık rahat rahat kişisel bilgisayarımda postlarımı hazırlayabileceğim (!) ... Ortama açık bilgisayarlarda post hazırlamak kadar zoru yok emin olun.Herkes birbirinin ne halt yediğini merak ediyor resmen.İki çıplak bacak resmi gören bilgisayar odasının görevlisi sana milli sapık muamelesi yapıyor evet kütüphane bilgisayarını kullanırken bu durumu yaşadım itiraf ediyorum kendimi erotik dergilere bakan yeni yetme ergenler gibi hissettim oysa tek yaptığım bu kışın modası olan pileli etek çeşitlerine bakmaktı !

Neyse efenim gelelim izlediğim ilk filme.Lucy vizyon girdiğinden beri gitmek istediğim bir filmidi zaten bayram vasıtasıyla gidelim demiştik ama geç kaldık vizyondan kalkmıştı çoktan ! Sinemaya zaman ayıramamak inanın beni çok üzüyor 1 ay sonra interete düşüyor Allah'tan !

Lucy'nin ekibi zaten mükemmel Scarlet ve Morgan daha ne olsun be hacılar ! Konusu ve kurgusu inanılmaz zaten sadece sonu biraz muallakta kaldı bana göre insan beyninin yüzde yüzünü kullanırsa ne olur sorusuna ben hep şöyle yanıt verdim bumm patlar ! Fizyolojik psikoloji dersinde bizde tam sinapsları ve beyin yapısını işliyorduk bi film tam tadı tuzu oldu bu konunun.Allah öylesine mucizevi bir yapıyla yaratmış ki bizi bir düşünsenize insan kendi beyniyle beyni inceliyor ! Derste hocamız bir video izletmişti bize internetle insan beynini karşılaştırıyordu.İnsan beyninde dünyadaki internet ağlarından web sitelerinden daha çok bağlantı var düşünün yani ! Hem de ne kadar mili mili mili saniyeler içinde gerçekleşiyor.Benim beynim yetmiyor şahsen bu konuyu daha fazla izah etmeye ama filmde oldukça güzel işlemişler bu konuyu uzun zamandır bu kadar iyi bilim-kurgu filmi izlememiştim şahsen.Tek kötü yanı sanırım Darwin teoreminin bolca reklamı yapılmış ve Tanrı kavramı bir kenara itilmiş !

Maydanoz Time : Ürün Keşfi - Eti Gong

Herkese hastalığımın 3.gününden merhabalar efenim :) Evet böyle bir giriş yapmak pek bi hoş olmadı ama napayım çoh hastayım bacım abim ! Normalde tiyatro için bugünden gidecektim hasta olunca tiyatroya da gidemedim zaten ben gitsem annem beni bırakmaz pazar gününe kaldı Balıkesir'e dönüş umarım vizelere kadar iyileşmiş olurum.Ders çalışmakta hak getire zaten bu saatten sonra anca yatakta film dizi keyf yapabilirim :)

Neyse yine gevezeliklere daldık bu haftanın Ürün Keşfi konusunda Eti Gong'un olduğunu söylemeyi unuttuk :) Daha önceleri Forum'un tatsız tuzsuz bi garip mısırı vardı aynı buna benzer sanırım ondan ilham alınarak yapılmış bu sefer tadı tuzu yerinde film izlerken ben gibi hem keyfine hem tembelliğine düşkün olanlar için bütün şeklinde patlamış mısır keyfi herkese tavsiye ediyorum !

29 Ekim 2014 Çarşamba

Maydanoz Time : Ben - My Vida Loca (İspanyolca)

Herkese İzmir'den merhabalar efenim...Gönül isterdi ki pek neşeli olayım cıvıl cıvıl şakıyayım karşınızda ama maalesef hiç halim yok çünkü hasta oldum ! İzmir'e adımımı atar atmaz yataklara düştüm :( Boğazımda inanılmaz bir yanma hissi var burnumda akıyor.Artık dinlenicez gezme hayalleri yine suya yattı anlayacağınız.Neyse efenim gelelim bu Ben postunun konusu olan BBC tarafından 22 bölümden oluşan İspanyolca öğrenme videolarına.Adamlar vatandaşları bir dil öğrensin diye didinip inanılmaz güzel bi video serisi çekmişler.Sanki gerçekten İspanya'da Madrid'e gitmişsiniz de yaşananların hepsi gerçekten sizinde başınıza gelmiş gibi hissediyorsunuz.Hem macera yaşıyor hem Madrid'i geziyor hem İspanyolca öğreniyorsunuz.22. bölümde de bir final testi sizi bekliyor öğrendiklerinizi test etmek adına eğer İspanya'ya gitme gibi bir hayaliniz varsa bence 1-2 ay önce bu video serisini açıp bir izleyin ben sırf senaryosu için bile açıp izlerim yani.

Bu arada bundan bahsettim mi daha önce bilmiyorum ama ben az daha Portekiz'e gidiyordum okulun gezi programı ile ama maalesef dil yeterlilik sınavında başka biri benim önüme geçti ve gidemedim.Kasım ayında şimdi Portekiz'e girme hazırlıkları yapıyor olacaktım :( Neyse artık şans deyip geçelim okul götürmezse bende kendi imkanlarımla giderim Portekiz olmaz Madrid olur olur yani insan yeter ki istesin bu arada bunun gibi senaryolu dil videolarının İtalyanca versiyonu da varmış şimdi onu izlemeyi düşünüyorum bakalım eğer beğenirsem size yine yazarım şimdilik haberler bu kadar havalar soğumaya başladı tam hastalık dönemi kendinize dikkat edin !





28 Ekim 2014 Salı

Maydanoz Time : Ürün Keşfi - Harıbo Chamallows

Herkese İzmir'den merhabalar efenim...Evet nihayet evimdeyim ama sadece 2 gün kalıcam perşembe akşamı yine tiyatro toplantısı olduğu için Balıkesir'e dönüş...Zaten burada kaldığım zamanlarda da ders çalışıcam gibi duruyor vizeler kasım ayında başlıyor.Ders çalışırken hafif atıştırmalık arıyorsanız işte bu ürün keşfi onlardan biri.Marsmallowa'u daha çok ateşte eritip yemek güzel olur ama boş boş yemekte hele de arkadaşlarla ayrı bi keyif :) ''Herkes alsın lütfen tek benim bağırsaklarım düğümlenmesin sizinde düğümlensin '' diye ortalığı velveleye verdiğim bi ürün evet hemen hepsini yemeyin bağırsaklarınız pert olabilir :)

24 Ekim 2014 Cuma

Maydanoz Time : Müzik - Ariana Grande Break Free

Herkese güneşli bir Balıkesir sabahından merhabalar efenim...Mis gibi bir hava var dışarsa nefes al ver ,al,ver !! Bugün saat 2 'de sınıfça bir çay partisi etkinliği yapacağız onun dışında bütün günümü yurtta kah temizlik yaparak kah çamaşır yıkayarak kah alışveriş yaparak geçeceğimin garantisini veriririm.4 günü bakalım nasıl atlatıcam yalnız başıma şansıma oda arkadaşımda memleketine gitti iyiden iyiye yalnız kaldım diyebilirim ha bundan şikayetçi miyim isyanlarda mıyım yoo vallahi aslına bakarsanız keyfim yerinde rahat rahat dersimi çalışır istediğim yemeği çıkar yerim gözlüme göre sporumu yapar gönlüme gelir bilgisayar oynarım arkadaşlarımla birlikte olduğum zaman sürü piskolojisi şeklinde haraket ediyorum onlar ne yapıyorsa bende öyle makul olanı bu malum alır başını gidersen ben gönlümden geçeni yapacağım diye elinde ne arkadaş kalır ne bi iletişim kurabileceğin insanoğlu eehh hayat böyle malum arada kendime de zaman ayırmak iyi oluyor kendi kendime kalmak bazen iyi oluyor...

Neyse boş gevezelikle geçen bir paragraftan sonra ana konumuz olan cumanın geleneksel klibine geçebiliriz.Ariana Grande şu sıra favori yıldızlardan diyebilirim bir çok klip çalışması ve şarkıları ile benim dikkatimi çekmeye başardı diyebilirim bakalım sizin dikkatinizi çekmeye başarabilecek mi ?!!!

23 Ekim 2014 Perşembe

Maydanoz Time : Kitap - Bu Ülke Cemil Meriç

Herkese yepyeni bir günden merhabalar efenim...4 gün boyunca tiyatro toplantısı nedeniyle Balıkesir'de mahkum kaldım sevgili arkadaşlar.İzmir'e dönüşüm salı gününe ertelenmiş bulunuyor.Can yoldaşlarım Selenay ve Sevim memleketine gittiler bense burada kaldım.Lanet olsun bu içimdeki tiyatro aşkına işte ne yapalım ilk hafta önemliymiş ilk haftadan gelmemezlik yapmam hiçte iyi olmazmış malum ilk izlenim önemlidir.Neyse tiyatrocu arkadaşımında bana dediği gibi No Pain No Gain yani Acı Yok Kazanç Yok :(

Neyse biz gelelim bu haftanın kitap postuna.Bu hata ki kitap postunda yine bir felsefe ödevim olan bir kitaptan gideceğiz hocamızın deyimiyle münevver (aydınlanmış) olacağız ...Gevezelik yapmadan kitabı okurken aldığım notlara izin verirseniz geçmek ,istiyorum.

Her filozof hakikati kendine göre ele alır.Anladım ki aklıma geleni yazmak yazı yazmak değildir.

Bir adamı tanımak için düşüncelerini,acılarını,heyecanlarını bilmemiz lazım hiç değilse.

Hayatın maddi olaylarıyla ancak kronoloji yapılabilir.Kronoloji aptalların tarihi.

Yazı hayatının başlangıcı Karagözdeki şiirleridir.Suç ve Ceza çevirdiği ilk kitaptır.Markist düşünceyi benimsiyor.İlk yazısı Yenigün'de çıktı.''Geç Kalmış Bir Muhasebe'' Zola gençliğinin tanrılarındandır.

İstanbul'da çıkan ilk yazısı Balzacla ilgili.

Ben putperest değilim kitaba tapmıyorum içimdeki ses,içindeki ışık,içindeki sevgi,içindeki ruh,içindeki çile,içindeki göz yaşı,içindeki tecrübe,içindeki Tanrı çekiyor beni.

Düşünce dünyasını etkileyen Doktor Bucker'in Madde ve Kuvvet adlı eseridir.

Tefekkür vuzuhla başlar,kurtuluş şuurla.

Kelimeleri tarif etmeden girişilerek her tartışma kısır kalmaya mahkumdur.

Tefekkür kılıçla fethedilmez,bir parça kendi kafanızla düşünmek ne kadar güç.

Cemiyetle beraber hakikatler de gelişir.

Tek tehlike bunu kavramamak,kızıl şal görmüş İspanyol boğası gibi her düşünceye ve her düşünenen saldırmak bu canım memleket bu yüzden cüzzamlılar ülkesidir.

Mağaradakiler,Umrandan Uygarlığa,Kırk Ambar,Bir Facianın Hikayesi,Işık Doğu':dan Gelir,Jurnal diğer eserleridir.

İlk kitabı Balzac'tan çeviri Altın Gözlü Kız'dır.

Hakikati bulan başkaları farklı düşünüyor diye onu haykırmaktan çekiniyorsa hem budala hem de alçaktır.

Bir adamın ''benden başka herkes aldanıyor.''demesi güç şüphesiz ama sahiden herkes aldanıyorsa o ne yapsın?

İzm'ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri itibarları menşe'lerinden geliyor.Hepside Avrupalı.,

Vatanlarını yaşanmaz bulanlar vatanlarını ''yaşanmaz'' laştıranlardır.

Don Kişot'u çıldırtan kitap mı Don Kişot çılgın olduğu için mi kitap delisi ?

22 Ekim 2014 Çarşamba

Maydanoz Time:Ben - Üniversitede Hayat

Herkese merhabalar efenim...Üniversiteye başladın bizi satışa getirdin demeyiniz diye her fırsatta bilgisayar odasına çıkıp post hazırlama çalışıyorum efenim bildiğiniz gibi ben Balıkesir Üniversitesin'de PDR bölümü okuyorum.Okula başlayalı 2 aya yakın zaman oldu hatta 2 hafta sonra ilk vizeler başlıyor bile.Oysa ben hala bi boşluk bulsam da İzmir'e kaçsam diye bakıyorum.Evdeyken Balıkesir'e dönsem diyorum burdayken de evi özlüyorum ben mi böylesine doyumsuzum yoksa her insanoğlunda bu tip düşünceler mevcut mu ? 2 yıl hayal ettiğim üniversite hayatını yaşabilmek için çalıştım çabaladım sinir krizleri geçirdim ağladım geometri kitaplarını duvardan duvara çarptım.Şimdi bunun için mi uğraştık la biz bu mu yani üniversite dedikleri ? Tamam anne babadan ayrı yaşandığı için kendi ayakları üzerinde durma kendi kararlarını kendin verebilme gibi bir durum elbette söz konusu ki bu beni de inanılmaz mutlu kılıyor.Ama gelin görün ki insan üniversiteyi lisedeyken çok farklı bir halt sanıyor.Sanki boyumuz uzayacakmış ki...

Sürekli hazır ve dışarda yemek dışında,aynı gereksiz ödev süreçleri aynı arkadaş çevresi aynı zihin durumu ve benim yaptığım hep aynı şeyler...Bilmiyorum sanırım Balıkesir gibi küçük bi şehirde okuduğum için bu durum bana öyle geliyor.İzmir'de İstanbul'da okuyanlar ne yapıyorlar ? Sergi sergi müze müze mi geziyorlar.Eminim tek eğlenceli barlardan sarhoş dans ede ede çıkmaktır.Açıkçası o eğlence anlayışı da bana pek uymuyor büyük bi şehirde okusaydım da üniversite hayatım pekte farklı olmazdı bence ki zaten tüm üniversitelerde PDR bölümü Eğitim Fakültesinde olduğundan İzmir'de de olsam burada da olsam bir kaç bina ve bahçeden başka hiç bir halt bulamayacağımdan eminim.

Üniversite hayatınızı dışarda geçirmenizin elbette artılar var ve ben sadece bu artı tarafları görmeyi tercih ediyorum ve üniversite hayatımı izninizle size de anlatmak istiyorum.PDR diğer bölümler nazaran daha rahat bir bölüm olarak bilinir hatta yata yata geçiom ben ya diyenleri dahi duyarsanız ama artık benim şansıma mıdır nedir pek anlayamadım okula ilk geldiğim günden beri ya kitap alıyorum ya ödev yapıyorum ya not geçiriyorum.Sürekli tıp fakültesiyle bi yarışma hali içindeyiz sormayın dramımızı yani.Hocalarıma elbette bir laf ettiğim yok benim için oldukça değerli hocalar hepsi ayrı çokta donanımlılar hatta Psikolojiye Giriş hocamız Üstün Dökmen hocanın öğrencisi o yüzden pek bi şanslı da hissediyorum kendimi.Bizi de böyle donanımlı yetiştirmek hem de ilk öğrenciler olduğumuz için üzerimize bi hakimiyet bi sahiplenici otoriter güç kurduklarını söylemek mümkün.

Derslerimiz çok ağır değil ama kitaplarımız PDR öğrencilerine göre çok ağır.Maalesef sadeleştirilmiş halleri bulunmuyormuş o yüzden latinceden geçilmiyor kitaplar sınıf olarak isyandayız o ayrı bi konu.Bu arada sınıfımız 39 kişi oldu 5 kişi YÖS  kontejanı ile geldi hatta biriside benim sevgili arkadaşım Sevim oldu kendisi Bulgaristan göçmeni.

Derslerimiz şu sıra yoğun gidiyor vizeler finaller derken en çokta sınıfça bizi Felsefe dersi zorluyor.Felsefe seminerleri düzenlemek mi dersiniz,her hafta 7 basamaklı ödevler mi dersiniz sözlü yapacağı felsefik mesaj içeren klasik okumaları mı dersiniz ... En rahat dersimizse şu sıra Bilgisayar olduğunu söyleyebilirim.Öyle bi klavye bu fare deyip geçer boş bırakır zannettik ilk haftadan ama adam final ödevi olarak alanımızla ilgili kısa film çekeceğimizi söylemez mi? Höh diye kaldık tabiki hepimiz finale kadar ders işleyeceğini bize kısa film nasıl çekilir diye göstereceğini Movie Maker gibi bilgisayarda çektiklerimizi nasıl birleştireceğimizi öğreteceğini söyledi.Ölmeden önce yapacaklar listemden bi madde daha eksilmiş olacak bu vasıtayla hah ne dersiniz ?










Yemek işini gördüğünüz şekillerde halledebiliyorum.Yurdumuz ne yazık ki yemek çıkarmıyor o yüzden okulda zaten 2 Tl'ye öğle ve akşam yemekleri çıkıyor kahvaltıda da ya gördüğünüz gibi kaşar+salamdan oluşan sandiviç yiyorum ya da Ballı Sütlü Gevrek yiyorum.





Hafta sonları da gördüğünüz gibi kendime izin veriyorum bazen dışarı çıkıp yemek yiyoruz kızlarla bazen Acıkınca.com'dan yurda yemek sipariş ediyoruz karşı komşun Selenay ile yer sofrası yapıp bir güzel yumuluyoruz.





Zamanım genelde bizim grubun kızları Sevim ve Selenay ile geçiyor.Onlarla birlikte eğleniyor onlarla birlikte gevezelik ediyor ama çarşıya falan çıkıyoruz.Şu sıralar sınıfı kaynaştırma etkinliklerinde bulunuyoruz sınıfımda topu topu 10-11 tane erkek var gerisi kız tüm sınıfı toplamak genelde zor oluyor ama yinede bir yere gidip bir kahve içmek isteyince 20 kişiyi buluyoruz açıkçası.Geçen sadece 8 kız toplanıp bir kafede Canlı Müzik dinlemeye gittik ve açıçası çokta eğlendik yanımızda sınıfın erkekleri olunca elbette kendimizi daha bi güvende hissediyoruz ama biz sadece kız kıza olunca da ayrı bi güzel eğleniliyor diyebilirim.Bazen o kadar kız toplayamayınca akşamları canımız sıkkın oluyor okulun bahçesine gidiyoruz 2.öğretimlerde orada olduğu için yurdu okula yakın olanlar olunca toplanıyoruz hatta daha dün tesadüfen bizim sınıfın erkeklerin de futbol maçı varmış hem onları izleyip dalga geçtik hem de okulun karşısındaki kafelerden birine gidip 1-2 el okey çevirdik.Üniversite de olduğunuzu işte bu tip zamanlarda anlıyorum açıkçası.Şimdilik zamanım işte bu şekilde geçiyor.Bakalım vize zamanları nasıl bir yoğunluk bizi bekliyor olucak.Balıkesir'e yavaş yavaş alışmaya başlıyorum ve seviyorum da açıkçasını söylemek gerekirse.Bu arada tiyatro kulübüne nihayet kendimi attım seçmeler geçen haftaydı ve şansıma seçildimde pazartesi günü ilk toplantımız var onun içinde ayrı bir heyecanım var.İzmir'e sanırsam pazartesi günü provadan sonra gideceğim bakalım hayırlısı diyelim benden haberler şimdilik bu kadar...Sağlıklı ve sevgiyle kalın ...

21 Ekim 2014 Salı

Maydanoz Time : Makyaj - Toplandık Makyaj Teknikleri Çalıştık !

Herkese güzel bir Balıkesir gününden öncelikle merhabalar efenim...Ekim ayını da neredeyse tamamladık ama Allah nazarlardan saklasın Balıkesir'de havalar oldukça iyi gidiyor.Bazen dondurucu derecede soğuk oluyor o istisnalar dışında oldukça iyi.Çok gevezeliğe gerek yok zaten açım daha gidip karnımı doyuracağım o yüzden bugünün postunu hemen yapıyorum :) Makyaj severler hemen toplaşın bakalım Selenay bacımızda uygulamalı Sonbahar makyajı geliyor ... Denek mi elbette ki benim benden ala manken mi olur :)



İlk olarak göz makyajından başlıyor Selenay hanım :) Bir tarafta hafif fıstık yeşili kullanırken bir yanda çok az kiremit rengi kullanıyor far olarak.Aşırı far zaten bana pek yakışmıyor.Daha sonra renkli gözlülere pek yaraşır diyerekten siyah eye-liner çekiyor.Çektikten sonra 1-2 dk kurumasını bekliyoruz ki dağılmasın.



Rimeli sürmeden önce dudak makyajıma atlıyor.Önce etrafına kalem sürüyor.Süreceğimiz rujun biraz daha koyusu bir tonda.



Daha sonra rimeli sürüyor.Benimde kirpikler pek bi uzun uhuu uzaya kadar çıkıyorlar vallahi :)



Göz ve dudak makyajını tamamladıktan sonra yanaklarıma çok az allık ve kapatıcı sürüyor.



Sarışın olduğum için çok koyu bir kaç makyajı tercih etmedik çok az kahverengi kalemle kaşlarımı yoğunlaştırdık ama siz arzu ederseniz daha koyu bir kaş makyajı yapabilirsiniz. Biz bu postu eğlence olsun kızlar arasında diye yaptık ama bu makyajla bir sonbahar kombini yapsanız harika dururdu açıkçası.Kahverengi-krem tonlarında bir deri ceketle ya da botlarla Sonbahar makyajımız kendini daha çok belli eder elbette ayrıca açık saçla bu makyajı kullanmanız tavsiyemdir saçları topuz yapınca düğüne gider gibisinden bir hava oluyor :)





20 Ekim 2014 Pazartesi

Maydanoz Time : Kitap - Suç Ve Ceza 2.Cilt Dostoyevski

Herkese yepyeni bir haftadan merhabalar efenim...Öncelikle 28 Ekim İzmir'e gideceğimin ve nihayet bilgisayarıma kavuşacağımın haberi ile giriş yapmak istiyorum.Onun dışında üniversite hayatı tüm hızıyla devam ediyor.Genelde ödev yapmakla geçiyor.Dün ilk defa bizim sınıfın kızlarla toplanıp dışarı Canlı Müzik dinlemeye gittik.Nihayet içki içilmeyen ve dumanaltı olmayan dişimize göre bir kafe bulduk ve saat 10'a kadar gönlümüzce eğlendik.Her yer yürüyüş mesafesi olduğu için karanlıkta dışarda olamamız da aşırı bir sorun olmadı tabi yinede ne olur ne olmaz diye resmen uçarak geldik yolları.Kız kıza eğlenmek kadar güzeli yok inanın bana o kadar çok güldüm ki bi arada elmacık kemiklerim ağrımaya başladı resmen ciddi duramaz hale geldim botokslu kadınlara döndüm resmen acayipte soğuktu hava yüz felci geçiricem diye tırstım ne yalan söyleyeyim ama inanılmaz dejarz olduk kaç gündür ödevlerle boğuşmaktan bi saçma hal almıştık.

Neyse Suç Ve Ceza bildiğiniz gibi ilk postada belirtmiştim benim felsefe ödevim.1.Cilt hakkındaki yorumlarımı postu okumuşsanız az çok biliyorsunuzdur.Asıl olaylar bu ciltte kopuyor demeyi çok isterdim ama benim kitap hakkında ki görüşlerim hala hiç değişmedi.Hala sadece başı ortası ve sonu olan bir kitap olduğunu düşünüyorum.Onun dışındaki aralarda neler olduğunu inanın hiç hatırlamıyorum çünkü çok gereksiz ayrıntılar var kitapta.Raskolnikov denen vatandaş 2 kadını öldürüyor nedensiz yere ( ona göre haklı nedenlere göre başkalarına göre bunu soygun için yapmış ) daha sonra kaçıyor bir takım olaylar yaşıyor sonra itiraf ediyor suçunu hapse atılıyor bu kadar bir konuyu nasıl 2.cilt olacak şekilde uzattıkça uzatmış inanın bilmiyorum o kısımda Dosto'nun yazarlık yeteneği diyelim ... Bakalım hoca bize neler soracak ?!!!

18 Ekim 2014 Cumartesi

Maydanoz Time : Kitap - Gönül Hanım Ahmet Hikmet Müftüoğlu

Herkese günün 2.postu olan kitap postundan merhabalar efenim...Bu sefer ki kitap postumuz pek bi kısa olacak ona göre ! Aslında bu kitap Türkçe dersinin ödevi o yüzden pek bir anlam yüklemek ve öneri de bulunmak istemiyorum.Eğer Edebiyatla ilgileniyorsanız sizin için oldukça sağlam bir kitap olabilir diyebilirim.Bir hikaye içinde Türk düşüncesi ve Ahmet Hikmet'in Milli Edebiyat dönemi içindeki düşünceleri verilmeye çalışılmış.Hoca bu kitaptan vize de ne sorar hiç bilemiyorum eğer okuyanınız varsa bana da Allah rızası için görüşlerinizi yorumda belirtin şimdilik bu kadar sevgiyle kalın ...

Maydanoz Time : Dizi - Beautiful Spy

Herkese musmutlu bir cumartesi gününden merhabalar efenim...Dün nihayet bayramdan bu yana bitirmeye çalıştığım 2011 yapımı 18 bölümlük Kore dizisini bitirdim.Çekilin Eric Moon manyağı geldi ! Wookieme olan aşkım hep baki ama bu adamda tatlılıktan bir gün ölebilir diye korkuyorum bir şarkıcının aynı zaman da bu kadar iyi oyuncu olması ! Ve benim bu adamı bu kadar geç farketmem lanet olsun bu hayat lanet olsun bu sevgim ben sana ne yaptım aşkım Eric Moon !
Başroldeki kızımız da pek tatlıydı pek güzeldi acayip yakıştırdım.Biraz gerçeklik dışı bir senaryosu var dizimizin ama oldukça heyecanlı bir Kore dizisi çokta bilinen bir Kore dizisi değil malesef ama mutlaka izleyin dediklerimden ! Son olarak kütür kütür Eric'imin bu dizide saçları bi kızıl oldu bi kahverengi oldu bu adamın saçları hangi renk tam anlayamadım orası ayrı bir vaka ...

Konusu:Seçkin bir Kuzey Kore ajanı olan Myung-wol (Han Ye-seul) popüler bir Hallyu starı Kang Woo'yu( Eric Moon) kaçırmak üzere Güney Kore'ye sızma görevindedir ancak stara aşık olur. Myung-wol'a Güney Kore görevinde eşlik ve yardımcı olan Choi Ryu (Lee Jin-wook) Kuzey Kore ordusunda en iyilerden biridir. Paris Hilton'un Kore versiyonu Joo Ah In (Jang Hee Jin) Myung Wol - Kang Woo aşkını biraz daha karmaşık hale getirecektir.







17 Ekim 2014 Cuma

Maydanoz Time : Moda - Ne Giydim ? 9

Herkese günün 2.postu olan Ne Giydim postundan merhabalar efenim.Bu sıcacık sonbahar günüde nasıl bir kombin yapmışım hemen bakalım istedim.(Bu çekim elbette İzmir'de yapıldı.)
Garaj'dan aldığım üzerimde ki Bizans desenleri olan bu bluz bu senenin bence gözde trendlerinden olacakmış gibime geliyor.Osmanlı ve Bizans motifleri ve tarih (tura olsun başka bir şey olsun ) baskısı olan şeyler benim çok hoşuma gidiyor.Gold detaylarla (kolye,yüzük,küpe gibi) süslediğim bu kombine Koton'dan aldığım kış ayları için olmazsa olmazım olan siyah dar kotum eşlik ediyor.






Herkese musmutlu cumalar dilerim XOXO ...

Maydanoz Time : Müzik - Nicole Scherzinger Your Love

Herkese Balıkesir'de bile sıcacık olan bir günden merhabalar efenim...Evet bugün nihayet cuma ! Bugün hiç bir dersim yok ama saat 13.30 gibi kampüste bir kütüphane tanıtım gezisimi ne olacakmış ona gideceğim onun dışında çamaşırdı ödev yapmaydı çılgın PDR'ciler olarak arkadaşlarla toplanıp Tabu oynamalardı gelip geçecek eminim bu hafta sonu da böylece.Vizeler Kasım ayında başlayacakmış o zamanlar sanırım pek giripte post hazırlayamam.Neyse bugünün geleneksel müziği aslında yaz aylarına hitap eden klibi izledikçe yazı özlediğim (tatilli olan yazlarımdan bahsediyorum depresyonlu olanlardan değil elbette) hissediyorum.Umarım bu kış biraz kilo vermeyi başarırım da (bi zahmet)  yaza fit bir şekilde girmeyi başarırım.Şimdi yurda spor aletleri de getirdiler hafta sonları ve Salı günleri 1 saat iznimiz var.Normalde bizim kızlarla pilatese gitmeye planlıyorduk ama spor aletleri gelince şimdi boşa para harcamayalım dedik.

Nicole Scherzinger'ı pek severim.Acayip seksi bir hatun çokta seksi bir sesi var.Your Love şarkısını da epey beğendim sadece klip biraz yavan olmuş bunu söylemeden geçmeyeyim dedim o zaman bu sıcacık yaz günüde sıcacık bire kliple ısınalım !


16 Ekim 2014 Perşembe

Maydanoz Time : Moda - Ne Giydim ? 8

Herkese günün 2.postu olan ne giydim postundan merhabalar efenim...Balıkesir'de sonbahar tam anlamıyla yaşansa da İzmir bayramda resmen yanıyordu şu an ki hali nasıldır pek bilemiyorum tabi ki.Burada fırsatım olmadığından ne giydim postları yapamıyordum İzmir'e gittikçe yapmaya çalışıyorum her fırsatta :) Flarımla,takılarımla spor bir Sonbahara giriş kombini hazırladım umarım beğenirsiniz ...





Herkese musmutlu perşembeler dilerim ! XOXO ....



Maydanoz Time : Film - Kadınlar Ne İster ?

Herkese yeni bir film postundan merhabalar efenim...Bilmiyorum otobüste film izlemeyi sizde benim kadar seviyor musunuz?Tamam bazen sürekli belli noktaya bakmatan midemin bulandığı çok oluyor bu oldukça sıkıntı yaratabiliyor ama 3 saatlik Balıkesir-İzmir arası nasıl geçiyor anlamıyorum bile hele de komedi filmi olunca...Mel Gibson'un ismini elbette çok duymuştum ama daha önce hiç bir filmini izlememiştim 2000 yılında çekilen bu romantik-komedi filminde bence oldukça gülecek ve eğleneceksiniz.Mel Gibson'a bayıldım bu filmde resmen.Filmin konusu itibariyle kadınlar ne ister buna hep kafa yordular kadınlar uzaylı damgası yapıştırdılar hatta filmin bir yerinde yakaladım adam psikoloğa gidiyordu psikolog kadın Freud'ta bu konu hakkında hayatı boyunca araştırmalar yaptı ama adam bu sorunun cevabını bulamadan öldü Kadınlar Ne İster ?

Konusu:Bekar bir erkek olan olan Nick Marshall başarılı bir reklamcıdır. Marshall'a verilen yeni bir görevde amirinin bir bayan, Darcy McGuire, olacağı söylenir. Marshall, Darcy ile daha iyi anlaşabilmesi için kadınların neler düşündüğünü ve neleri sevdiklerini anlamasını sağlayacak bir testten geçirilir; fakat bu sırada ufak bir kazaya uğrar. Nick sonraki sabah uyandığında kadınların yanındayken gaipten sesler duyduğunu farkeder, fakat sonra kadınların düşündüklerini anlayabildiği farkeder. Önceleri bu durumdan hiç hoşlanmayan ve kurtulmaya çalışan Nick, kurtulamayınca durumu kendi yararına kullanabileceğini düşünür.

Kadınlar Ne İster? Resimleri
Kadınlar Ne İster? Resimleri
Kadınlar Ne İster? Resimleri
Kadınlar Ne İster? Resimleri
Kadınlar Ne İster? Resimleri
Kadınlar Ne İster? Resimleri