Kategoriler

Anime (19) Bakım (4) Dizi (211) Etkinlik (49) Ev Menüsü (35) Film (349) Geziler (42) İkon (11) İndirimler (5) Kahvaltı Sürprizi (8) Kırmızı Halı (21) Kişisel (55) Kitap (187) Makyaj (4) Mekan Keşfi (18) Mobil (8) Moda (56) Müzik (129) Plan (19) Program (3) Sağlık (3) Tatlı (22) Ürün Keşfi (60) Yeni (3) YouTube (33)

30 Nisan 2014 Çarşamba

Maydanoz Time:Kitap-Kızım Amy Mıtch Winehouse

Herkese merhabalar efenim!Bu yağmurlu İzmir gününde kasvetli bir konu hakkında konuşacağız bugün kitap postumuzda.Çünkü bu kitap yaşanmışlığı anlatan biyografik bir roman.Sesini,duruşunu çok sevdiğim kadınlardan biriydi RIP Amy Winehouse.Genç yaşta şöhrete kavuştu hızlı yaşadı ve hızlı öldü.Onların diliyle Live fast die young oldu yani :( Uyuşturucu kullanması,alkol problemleri,çarpık ve hastalıklı ilişkileri yüzünden benden çok küfür yemesine rağmen bir babanın biricik bir kızı olduğunu hep unuttuk.Yaşarken de öldükten sonra da hakkında çok şey denildi,ortaya çok şey atıldı.Kimisine inandık kimisine yok artık o kadar da değildir dedik.Biricik kızını kaybeden bir babanın bu söylemler karşısında ne hissedeceğini hiç düşünmedik.Şimdi bu kitapla ne hissediyorsa kızı hakkında yanlış doğru bilinen bilinmeyen ne varsa cesurca isimde vererek(adam kızını kaybetmiş daha kimden ne korkusu olabilir ki sonuçta)anlatmış başından geçenleri daha doğrusu kızının doğumundan ölümüne kadar yaşadığı süreci.Kitabı okurken zaman zaman babasına da çok kızdım.Çünkü kızını gerçekten çok şımartmış.Bir dediğini iki etmemiş.Ve kız ünlü olunca para kazanmaya da başlayınca doyumsuzluk (şimdi ki ismi tükenmişlik sendromu oluyor) hissine kapılmış.Yani müzik,para,aşk hiç bir şey ona yetmemeye başlamış ve bence içinde büyük bir boşluk oluşmuş.Bu boşluğu da elbette Blake denilen O.Ç yüzünden de uyuşturucu ve alkolle bastırmaya çalışmış.Tabi bunlar benim görüşüm.Amy bence çok yaratıcı bir kadın.Bunu zaten retro tarzdan ilham aldığı arı kovanı saç modeli ve göz makyajından da anlayabiliriz.Allah'ın verdiği mükemmel sesi ve yaratıcı söz yazarlığı ile de fenomen şarkılara imza attı.Bence daha nice albümlere ve şarkılara da imza atardı ama içinde ki bu boşluğa yenilmiş.Tabi babası da kızının hissettiklerini bir yere kadar bilebilir.Biz o kadının ne yaşadığını ne hissettiğini bilemeyiz.Bu arada kitapta benim dikkatimi çekense anne faktörünün çok fazla etkili olmamasıydı.Annesi ya çok pasif bir karakter ya da babası kendi yorumuyla yazdığı için annesine çok yer vermemiş.Gerçi Amy'de annesinden çok babasına çok düşkün bir kızmış bunu sadece koluna yaptırdığı Daddy's Girl dövmesinden dahi anlayabiliriz.Neyse benim kitap hakkında ki yorumlarım bu kadar.Eğer sizin de şarkılarını çok sevdiğiniz ve hayatını yaşadıklarını çok merak ettiğiniz bir sanatçıysa babası gibi güvenilir bir kaynaktan yazılan bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.Bu arada aşağıya Amy'nin en sevdiğim ve kitapla tekrardan sık sık dinlemeye başladığım şarkısı Rehab'ı koydum. Rehab bilmeyenler için söyleyeyim uyuşturucu,alkol ve piskolojik sorunları olan insanların yattığı bir hastahane diyebiliriz.Bu arada bu kitap İzmir Kitap Fuarın da ki ganimetim :)


29 Nisan 2014 Salı

Maydanoz Time:Tatlı-Mozaik Muffin

Herkese merhabalar efenim!Huhu en sevdiğim zaman elbette tatlı zamanı!!Spor,diyet,çalışma temposu falandır filandır derken yoğun bir haftanın sonunda birazda kendimizi ödüllendirmemiz lazım ki daha fazlasını yapabilmemize moral olsun öyle değil mi?O zaman bu ödül postumuzda mozaik muffin yapalım elceğizlerimizle.Yapımı oldukça kolay.Sade muffin gibi gözükse de içine koyduğumuz hatta dışına da çok az koyduğumuz çikolata ile hem çikolata ihtiyacımızı karşılamış olucaz hem de kalori oranını dengelemiş olucaz.Elbette hepsini homini gırtlak yemek yok :)Çayımızın yanında benim tavsiyem 2-3 tanesi ideal.Neyse başlayalım o zaman biz yapmaya!
  • Malzemeler

    • 2 su bardağı beyaz un
    • 1 paket kabartma tozu
    • 3 adet yumurta
    • Kakao
    • 1 su bardağı yoğurt
    • 150 gr. şeker
    • 100ml. sıvı yağ
    • çikolata
    • Yapılışı

      1. Kabartma tozu ile unu eleyin. Şeker ile yumurtaları çırpın. 
      2. Yoğurt ve yağı ekleyin ve iyice karıştırın. 
      3. Unu yavaş yavaş ikinci karışıma ekleyin.Kakao da arzunuza göre ekleyip iyice karıştırın. 
        Yağladığınız muffin kek kalıplarına hamuru paylaştırın.Çikolata parçaları içine batırın. 
        Hazır olana kadar, önceden ısıtılmış 180 derece fırında kekleri pişirin.40-45 dk'ya kadar kekler 
      4. coşmaya başlıyor zaten.Üzerine arzu ederseniz çikolata sosu,isterseniz krem şanti isterseniz renkli
      5. yıldızlar,damla çikolata,pudra şekeri ile süsleyebilirsiniz!!!

28 Nisan 2014 Pazartesi

Maydanoz Time:Ben-23 Nisan Çocuk Fuarı Gaziemir-İzmir

Herkese iyi haftalar dilerim efenim!Bu Ben postunda 23 Nisan etkinliğinin son gününde ki yaptıklarımızı paylaşacağım sizinle.Sanırım uzun zaman bir Ben postu yapabilir miyim bilemiyorum malum hep diyorum sınav yaklaşıyor o yüzden etkinlikleri şu ara fazla yapınca uzun bir çalışma dönemine gireceğe benziyorum.Gaziemir 23 Nisan etkinliklerinin son gününde sahne de minikler vardı bu sefer.3 gün boyunca sahne de Sıla,Murat Dalkılıç ve Niyazi Koyuncu vardı.Biz sadece Sıla'ya gidebildik Murat Dalkılıç'a da gitmek çok istedim fakat sınav günlerine denk gelince gidemedik.Güzel bir havayla başlayınca gün bir çıkalım son günde ne var ne yok bir bakalım dedik ama kandırıkçı İzmir havası etkinliğin ortasında 180 derece döndü ve yağmur yağmaya başlayınca evimizin yolunu tuttuk.

Sahne de ilk olarak minik balerinler vardı.Ayy yerim ben onları o kadar tatlıydılar ki.Minicik ayaklarıyla,elleriyle öyle narin ve heyecanlılar ki kendi çocukluğum geldi aklıma vallahi.Anasınıfındayken,ilk okuldayken az gösteri yapmamıştık bizde.O sahne heyecanını aşkını en iyi ben bilirim herhalde.Öğretmenimiz böyle şeyleri pek severdi.Benim sahne aşkımda oradan kalma herhalde.Üniversiteye gidince yapacağım ilk şey herhalde tiyatro kulübünü bulmak olacak :) Fuar son günde olsa dolu doluydu yine.Közde kahvenin kokusu her yere yayılmıştı...

23 Nisan etkinliği olunca benim de içimdeki çocuk hiç rahat durmuyor.Uzun zamandan sonra pamuk şeker yedim ve annecimle (onun koca bebesi olaraktan) fotoğraf çektirdik gök kuşağının altında...

Fuarda sergilenen değerli taşlar çok hoşuma giden (nedense hediyelik eşyalara bayılıyorum.)hediyelik eşya bölümüne bayıldım yine.Kendi evim eminim ıvır zıvırla dolu olur :)

27 Nisan 2014 Pazar

Maydanoz Time:Müzik-Katy Perry Birthday

Herkese öncelikle mutlu pazarlar efenim!Zaman çok çabuk geçiyor bu hafta sonu da geçip gitti bile diyebiliriz.Normalde aktivitelerimizi hafta sonu yaparken bu hafta sonu evde ders çalışmakla geçti malumunuz hafta içinde bol bol gezdim çünkü.Ama yine de gezmelere doyamadım :( İçimde ki bu enerjiyi nasıl dışarı atıcam bilemiyorum eve kapanmak hiç bana göre bir şey değilmiş oysa eskiden tam bir ev kuşuydum o da herhalde evi özlediğimden malum okul dershane bilmem ne derken akşam eve uyumaya geliyordum resmen şu işkence biran önce bitse de elbette mutlu sonla bitse de yaz gelse keyfime baksam :) Neyse şimdilik Katy Perry'nin yeni eğlenceli şarkısı ve klibi ile pazar neşemizi bulalım diyorum ben.Katy bu klibinde her zaman ki gibi şahane bir oyuncu.Hem sesi güzel hem kendi güzel hem de kılıktan kılığa çok komik ve eğlenceli bir klip.Benim en çok kliplerini izlemekten zevk aldığım sanatçıların başında gelir Katy.Her klibi ayrı bir hikaye eğlence ve emek elbette.Yeni klibinden kılıktan kılığa girmiş benim en sevdiğim kılığı ise saçları kıvırcık olan kıro düğün şarkıcısı modunda ki adam bana çok Türkümsü geldi bu adam :) Ama en başarılı olduğu ve elbette en komiği yaşlı straplezci kadındı.O göğüsleri yapmaya baya baya emek harcamış olmalılar.Neyse benden klip hakkındaki yorumlar bu kadar kendiniz izleyip görün Birthday'in  çok eğlenceli ve komik bir klip olduğunu...İyi Seyirler !!!

26 Nisan 2014 Cumartesi

Maydanoz Time:Ev Menüsü-Acılı Ezme&Bulgur Pilavı&Kaşarlı Tavuk

Herkese öncelikle iyi hafta sonları dilerim efenim!Bu hafta benim için hem oldukça yoğundu hem de oldukça eğlenceliydi.İlk olarak Sıla konseri ve Gaziemir 23 Nisan fuarı daha sonra 19.İzmir kitap fuarını ziyaret ettik ve geri kalan zamanlarda elbette bol bol ders çalışıp soru çözdük çünkü 50 günden az bir zaman kaldı büyük sınava geçen seneye kıyasla pek bir heyecan yok içimde olsun da bitsin artık diyorum ama son İntegral konusunu daha çalışmaya başlamadığımı düşününce de içime sıkıntı doğmuyor değil hani.Neyse benim ıvır zıvırlıklarımı bir kenara bırakacak olursak bugün Ev Menüsü postunda nihayet bir menü yapmış olacağız.Ellerimizlen Acılı Ezme,Bulgur Pilavı ve Kaşarlı üzerini kavrulmuş kırmızı biberle süslediğim tavuk kanatları.Bence oldukça doyurucu ve 4 kişilik bir aile için ideal bir menü diye düşünüyorum.O zaman hemen yapmaya başlayalım!!!
İlk olarak işin zor kısmı olan Bulgur Pilavından başlayalım yapmaya.
Malzemeleri:
  • 2 su bardağı bulgur
  • 3 su bardağı sıcak su
  • 1 çay bardağı tel şehriye
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 tavuk bulyon
  • Tuz
  • Pilavı yapacağınız tencereye 2 yemek kaşığı tereyağını ekleyin. Tereyağ kızdıktan sonra tel şehriyeleri de ekleyip, şehriyeler kavrulup kızarıncaya kadar orta ateşte karıştırın. Ardından yıkadığınız 2 su bardağıbulguru da tencereye ekleyip, 3-4 dakika bu şekilde karıştırarak kavurun.Daha sonra 3 su bardağı sıcak suda tavuk bulyonu eritin ve tencereye ekleyin. Üzerine arzuya göre bir tutam tuz ekleyin. 1-2 kez karıştırdıktan sonra tencerenin kapağını kapatın ve yaklaşık 10 dakika (suyunu çekene kadar) kısık ateşte pişirin. Bu süreçte tencerenin kapağını çok sık açmamaya özen gösterin. Pilavın buharda pişmesini sağlayın. Pilavımız piştikten sonra tencerenin üzerine kağıt havlu serin ve kapağını kapatıp dinlenmeye bırakın o bir güzel dinlenirken biz bir yandan tavukları bir yandan da acılı ezmemizi yapacağız.İlk olarak acılı ezmeden başlayalım.Malzemeler:
  • 3 soğan
    •    3-4 yeşilbiber 
    •    2 kırmızıbiber
    •    İki tutam maydanoz
    •    1 tutam taze nane (yoksa kuru nane de olur)
    •    3 domates
    •    2 diş sarımsak
    •    1 yemek kaşığı salça
    •    1 limon suyu
    •    1 yemek kaşığı zeytinyağı
    •    tuz, karabiber, pul biberi, sumak, kimyon, nar ekşisi
  • Soğanın, yeşil ve kırmızı biber, maydanoz ve taze nane küçük küçük doğranır rondo dan iki dönüm çekilir çok aşırı parçalayınca  güzel olmuyor . Karıştırma kabına alınır. Üzerine 2 diş sarımsak rendelenir. 3 domates küçük küçük doğranıp eklenir. Domatesleri rondodan geçirebilirsiniz ama sulanabilir. Servis ederken hafifçe suyunu süzmek gerekir. Salça, zeytinyağı, limon suyu, tuz, karabiber, sumak, bol pul biberi (damak tadına göre) eklenip elle mıncıklanır.Bunu da yapıp bir kenara ayırdıktan sonra gelelim kaşarlı ve kavrulmuş kırmızı biberli tavuklarımıza.4 kişilik bir aile olduğumuzdan kişi başına 1 göğüs yarımı düşecek şekilde tavuk göğsü aldım.Daha sonra her göğsü iki parçaya böldüm.(Pişmesi daha kolay olsun diye elbette.)Onları hiç baharatlamadan (kaşar olacağı için daha ağır olmasın)direk zeytinyağı ile pişirmeye başladım onlar pişerken bir yandan da kaşarları rendeleyip bir yanda da kırmızı biberleri jülyen şekilde doğrayıp zeytinyağı ile kavurdum.Kaç kişilik yapacaksanız ona göre ayarlayabilirsiniz kırmızı biberleri.Tavuklar çıtır çıtır olmaya başlayınca ocağın altını kısıp rendelenmiş kaşarları döktüm üzerine kapağı kapatıp kaşarların buharla erimesini bekledim o sırada zaten kırmızı biberler pişti hepsi pişince tek tek tabağa alıp böyle bir sunum yaptım :)

25 Nisan 2014 Cuma

Maydanoz Time:Ben-19.İzmir Kitap Fuarı

Herkese merhabalar efenim!Dün nihayetinde sevgili arkadaşım Bilge ile gerçekleştirdiğimiz İzmir Kitap Fuarına gidebildik.Benim asıl isteğim bir Ayşe Kulin bir Canan Tan tabi ki en çokta Pucca'yı görelim bir kitap imzalatalım fotoğraf çekelim oldu ama hem vaktimiz sınırlıydı malum sınava çok az kaldı hem de Gaziemir'e uzak olduğu için çok fazla oyalanamazdık hem de çok ama çok kalabalık olur dedi Bilge kitaplara dahi bakamayız bildiğin izdiham olur dediği için dün gitmeye karar verdik.Gaziemir İzban'dan binip Hilal'de indik ve metro aktarmasıyla Basmahane durağında indik biraz yürüdükten sonra direkt 9 Eylül giriş kapısındaydık.Bu arada yürürken duvalar dikkatimi çekti 23 Nisan için midir artık ya da önceden mi yapılmış bilemicem ama duvarların bu kadar güzel grafitilerle rengarenk süslenmesi çok ama çok güzeldi.

Hava bildiğiniz oyun oynadı bizimle.Biran yağmur yağarken 5 dk sonra günlük güneşlik oldu hatta öyle bir nem bastırdı ki öldük üzerimizdekilerle.Daha sonra hava tekrar kapattı haydaaa...

Diğer günlere göre daha az kalabalıktı bugün.Tenha diyemiyorum çünkü haftaiçi ve çokta özel bir gün olmamasına rağmen yine de kalabalıktı.Bilge'nin dediğinine göre fuara 9 tane giriş varmış.Zaten Konak'ın Fuar Alanı diye geçiyor burası.Kitap fuarları haricinde asıl uluslararası eğlence fuarları Ağustos sonu gibi kuruluyormuş Allah izin ederse o zamanda geliriz buraya.Çok güzel bir girişi var.İki yanında palmiyelerin dizeli olduğu upuzun bir yoldan geçip fuar alanına gidiyorsunuz.

Fuar ilk girişte 3 ayrı bölüme ayrılıyor.İlk bölüm hediyelik eşyaların,nostaljik cdlerin,sahafların,eşyaların satıldığı ve sergilendiği yer.2.bölüm normal okumalık kitapların olduğu yer.3.yerse ders kitaplarının satışa sunulduğu yer.Biz ilk bölümden gezmeye başladık elbette.Yani hediyelik eşyaların olduğu bölümden.Burada şairlerin dernekleri,sahaflar,plak satıcıları vardı.Açıkçası burası buram buram nostalji kokuyordu.En sevdiğim yazarlardan biri olan 2.Yeni akımının en iyi temsilcisi(bence) Cemal Süreya Kültür Derneği benim dikkatimi çekti elbette.Şiir kitapları;Üvercinka,Sevda Sözleri... sergilenmişti genelde.Biraz ileride ''Sahaflar Sokağı'' olarak isimlendirilen benim en sevdiğim kültürlerden biri olan ama şimdilerde sadece arka sokaklarda kalan hatta artık kaybolmuş fuarlarda sadece görebildiğimiz bir kitap geleneği...


Eski ve 2.el kitaplar,cdler,plaklar ve benimle aynı yaşta hatta benden daha büyük eski edebiyat gazeteler,dergiler...Ve benim en çok dikkatimi çeken eski bir pul koleksiyonu.Ahh ahh dedim içimden 90'ları 80'leri çok seven bir insan olaraktan şimdi bir mektup yazsam pulumuda yapıştırsam mektubumun ucunu yaksamda yarime göndersem dedim.Tabi bu cümlemde bazı kelimeler büyük soru işaretine sahip.Mektup?Olmayan yarim?

2.Bölüm elbette favori bölümlerden.Okumalık kitapların satıldığı yer.(Böyle deyince aklıma Recep İvedik geldi peh peh.)Yayın evlerine göre ayrılmış bölümlerden oluşan bir yer.En kalabalık yer burası elbette.Benim favori yayın evlerim;Pegasus,Artemis ve Epsilon.Yeni çıkan kitaplara baktım gerçi gelmeden önce aklımda olan bir kitap vardı zaten Kızım Amy'i aldım sonunda.Kitap listemde ki bir kitaba daha kavuşmuş oldum yaz gelmeden.Bu arada ilk ağacı görünce aklıma direk;Ben bir ağaç dikecek olsam herhalde ağaç meyvelerini bu şekilde veririrdi diye düşündüm bu yüzden çok hoşuma gitti ve fotosunu çektim hemen.Daha sonra Marilyn Monroe'nun çok güzel bir sözü dikkatimi çekti.''Bazen iyi şeyler biter ki yenileri başlasın''.İşte bu dedim!Bu kadın boşuna fenomen olmamış...

Fuar çıkışında Bilge'nin liseden arkadaşları Cemre ve Eylül ile buluştuk ve tanıştık.Onlarla biraz fuar dışında gezdik gez gez direkt dershaneden çıkıp gidince çokta acıkmıştık bir şeyler yiyecek bir yere götürün bizi dedik hemen Bilge ile sızlanarak.Zaten Konak'tan biraz aşağı doğru yürüyünce Alsancak'a vardık ve kızların favori bir mekanı olan ''Alavara'' Kafe'ye gittik.Giderken de bu resimleri çektim hemen yolda :)

Alavara oldukça garip bir yer aslında.Kızlara kendimizi teslim ettiğimizden neyle karşılaşacağımı pek bilemiyordum.Alsancak ara sokaklarına girince açıkçası biraz da tırsmaya başladım önce karanlık küçük sıkışıp bir tünelden geçince ben için için tırsmaya başladım kapıda koruma tipli bir adam vardı 18'den büyük müsünüz diye sorunca laaannn nereye getirdiniz beniii diye bağırasın geldi kızlara.Kızlar evet deyip kimlikleri gösterdik hemen Bilge'ye sordum neden sordu adam böyle diye ''İçki içilen bir yerde o yüzden''deyince benim ayaklar önce geri geri gitti tabi pekte tekin bir yere benzemiyordu.Ama içeri girince oldukça şaşırdım çünkü içerisi ufak ama çokta renkli ve samimi tahta masa ve iskemlelerin olduğu bir kafeydi.Ön yargılarımı ve endişelerimi bir kenara bıraktım hemen elbette.(için için de bir oh çektim çaktırmayın.)Bir garson hemen turşu tabağı koydu önümüze.''Ahaha dur daha bir şey istemedik ki ne turşusu bu ?'' dedim içimden.Ben mal gibi menü falan verecekler zannediyordum meğersem burada sadece içecek ve resimde gördüğünüz makarnalardan yapılıyormuş.Tabi bunu daha sonra anladım çünkü öncesinde kızlar birbirine bakıp ''Yarım yeriz değil mi?'' dediler ben hala mal mal düşünüyom yarım yarım neyin yarımı yahu bu diye.Kimse bana bir şey demedi tabi çaktırmadan Bilge'ye sordum hemen neyin yarımı lan diye porsiyonun dedi hıı evet evet ben rejimdeyim zaten yarım olsun dedim ama neyin yarımı onu gelene kadar anlamış değildim zaten.Gelince makarna olduğunu çaktım ve ohh laann deyip yumuldum ve mutlu son :) Mutlu göbişlerle gerisin geriye ev yolunu tuttuk tabi benim olduğum yerde aksilik olmaz mı hiç tabi ki de olur!Masadayken turşu suyunu masaya dökmeyi başardım ve eve giderken de bir karın ağrısı tuttu ki beni sormayın yani.Ahh bu hava bir yerden üşüttüm tabi hemen.Bir sıcak bir yağmur bir nem bende insanım !!!


23 Nisan 2014 Çarşamba

Maydanoz Time:Ben-Sıla Konseri İzmir-Gaziemir

Herkese merhabalar efenim!İlk olarak herkesin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayram'ını tüm kalbimle kutlarım!Evet bu ''ben'' postunda dün bahsettiğim Sıla konserini ve etkinlik kapsamında düzenlenen fuarı anlatacağım sizlere.(Huhhu Gaziemir belediyesi çalışıyor.) :)

Sokaklar 23 Nisan bugün olmasına rağmen etkinlik kapsamında erkenden süslenmişti bile bayrak ve Atatürk portreleri ile.Hava da şansımıza çok güzeldi dün.(Böyle dediğimi bakmayın o anlarda iyi gözüküyordu konserin ortalarında bir yağmur yağdı ki sormayın hep böyle dedim diye oldu sormayın bende ki şanssızlığı.)İlk defa Gaziemir'de belediyenin düzenlediği bir etkinliğe katılacağım için heyecanlıydım.Gerçi daha önce Gripin konserine geldim ama o zaman çok kalabalık yoktu çünkü hava bildiğiniz buz gibiydi.Böyle bir fuar alanı da kurmamışlardı.Fuarın  girişi gök kuşağı şeklinde bir kapıydı.Bu kapı benim çok hoşuma gitti ama çıkışta kapı çok dar olduğundan baya baya bir izdiham oldu o yüzden kapıdan nefret ettim çıkışta.


Konser 20.30'da başlayacaktı.Biz fuara geldiğimiz de saat 19.30 falan geliyordu herhalde.O zaman dilimi içinde fuarı gezelim dedik.Sıra sıra beyaz çadırların içinde;tanıtım yapan kolejler,dernekler,ev hanımlarının yapıp sattığı pasta böğrekler,gözlemeler...Uzun bir yol boyunca sıralanmış ışıklarla parıldayan çok güzel bir fuardı.Kalabalık ortamları çok ama çok severim.(İzdihamlar dışında elbette.)Benim favori reyonlarım ilk olarak bir peynir aşığı olarak Kars kaşarından İtalyan peynirlerine kadar sergilenen peynir tezgahı oldu.Daha sonra takı toka tezgahına yöneldim.El yapımı bilezikler,kolyeler,yüzükler,saatler...Ordan 2 tane de yüzük ganimetim oldu bu fuar gününden hatıra olarak.Daha sonra 2 Tl gibi çok ucuz bir fiyata satılan hediyelik eşyalara bayıldım.Tabi hediye alacak kimsemiz olmasa da benim çok hoşuma gitti bu tezgah.

Saat 20.30 kadar fuarda kalabalığı yara yara önlere geçmeye çabalayarak geçti.Kahverengi deri ceketim,beyaz önünde Hippie kızların olduğu t-shirtüm hem bandana hem de flar olarak kullandığım Burberry'im.Koyu kahverengi Mango deri çantam altımda (gözükmesede) Levis lacivert pantolonum ve lacivert-kırmızı New Blancelarım vardı.Makyaj olarak sadece hafif kırmızı bir ruj ve rimel tercih ettim.

Ve nihayet Sıla konseri başladı.Yeni Ay albümü dolasıyla sahne Yeni Ay şeklindeydi.Ve sahneye kocaman alkışlar eşliğinde ay gibi doğdu Sıla.Yerli müzikte dinlediğim sayılı sanatçılardan Sıla.Yeni albümündeki şarkılardan çok sevilen ve bilinen şarkılarını söyledi.Ayrıca Sıla'da İzmirliymiş bunu da öğrenmiş oldum.Beyaz bir deri ceket içinde siyah salaş bir t-shirt deri pantolon ve siyah conversler ile rahat ve samimiydi her zaman ki gibi Sıla.Kendisi kadar orkestası ve daha sonra ara da tek tek şarkı söyleyen 3 vokalistide çok başarılıydı.Üstte de söylediğim gibi konserin ortalarına doğru yağmur yağmaya başlayınca ailecek geldiğimiz için annemler hadin artık gidelim dediler böylece evin yolunu tuttuk.Bana kalsa yağmur altında da dinlerdim Sıla'yı hatta daha bi güzel olurdu ama sonra hastalanır yatağı boylardım elbette biliyorsunuz hastalanmaya pek bi müsait yapım var.İşte dün de böyle geçti.Şimdilik bu kadar bugün dershane de tatil o yüzden bol bol İntegral çalışacağa benziyorum ama yarın sevgili arkadaşım Bilge ile İzmir Kitap Fuarında olucaz onun da postunu en yakın zaman da hazırlarım hadin ben kaçtım!!
Edit:

Nihayet fuar ganimetlerimi resimleme şansı buldum ve işte fuar ganimetlerim...Sonsuz şeklinde ve yeşil boncuklu nazar boncuğu gold yüzükler...

22 Nisan 2014 Salı

Maydanoz Time:Kırmızı Halı-2014 Coachella Festivali

Herkese merhabalar efenim!Dün sözünü ettiğim 11 Nisan'da düzenlenen ve 3 gün boyunca süren ünlü yağmuruna tutulan ve performansların düzenlendiği bir müzik festivalidir aslında Coachella.Millet dünyaca ünlü yıldızların konserlerini izlesin Chiagolarda biz de burda Sıla konseri var diye heyecanlanalım(onunda postu yarın gelecek) ahh ahh hayat işte neyse buna şükür diyelim hele de LYS sınavına son 1 ay kalmışken konserlere gidebiliyorum ya buna baya baya şükür...Neyse biz gelelim konsere katılan ünlülere...
Yeşilin tonlarından oluşan yeni kısa saçlarıyla Kesha'yı görüyoruz ilk günde.Transparan siyah kolları ve yakası beyaz işlemeli bluzu ve yırtık mini siyah koyu ve siyah-beyaz yarım conversleri ile oldukça şık ve rahat bir kombin yapmış Kesha daha bir hippie bir tarz beklesem de ondan yeni saç stili bu kombine isyanı çakmış zaten.Ayrıca uzun sivri tırnak(bence cadı tırnağı)modasına o da uymuş Lana Del Rey ve Rihanna gibi.Haim grubunun performansını izlerken...
Ve Katy Perry.Hadinn...Başladı mı size şimdi yeşil saç modası?Allah bunları gören özenti kızlarımız başlar şimdi yeşil yeşil gezmeye.Yahu sen kendini niye Kesha ile Katy ile bir tutuyorsun ki yani.Neyse Katy Perry'e ne pembe ne yeşil ne mavi ne sarı siyah haricince hiç bir saç tonunu yakıştırmıyorum.Marjinallik yapacağım diye renkten renge şekilden şekile soktu o güzelim sançlarını Riri gibi.Neyse kendi bileceği iş tabi k.Biz gelelim tarzına.Bu arada bacaklar eskiden tombik tombikti baya bi erimiş sanki ha ne dersiniz?Hippie ve rahat tarzıyla dikkat çekiyor.Beyaz yarım file ve mini kot şortu rahatın dibi şeker pembe babetleri ile oldukça iyi görünüyor bence.
Ve sıra da çok sevdiğim Emma Roberts ve hiç sevemediğim sevgilisi kazulet Evan Peters var.Nedense herkes birbirine çok yakıştırıyor bu çifti ama ben bu güzelim kızcağızın yanına bu tipi hiç yakıştırmıyorum.Saçma sapan giyinişi olan bir herif.Allahsen şu saçlar nedir yahu.Neyse onu hiç görmüyorum bile ben Emma hakkında konuşmayı tercih edicem.Beyaz sweeti renkli kemeri ve koyu gri kot şortu ve siyah-beyaz conversleri ile her zaman ki rahat ama şık tarzında Emma.Bu arada kısa saçlarını hiç mi hiç sevmiyorum.Emma'nın en sevdiğim hali açık kahve ve uzun saçları...
Sırada Hilary Duff var.Ben küçükken ideolümdü bu kadın.Şimdi suratına bakmam dahi.Ne kadar çok değişti bu kadın.Oysa genç kızlık halleri ne kadar masum ve güzeldi.Neyse yanındaki kız arkadaşıyla neden el ele bunlar?Yanlarında aslında boşandığı eşi Mike Comrie'de varmış ama o bu fotoğrafta yok.Bunların geniş mezhebi beni öldürüyor vallahi.Neyse beyaz etleti,kot beyaz dantelli şortu yarım botları kısacık bacakları ve kahverengi koca şapkasıyla oldukça saçma ve zevksiz görünüyor bence.
Lana Del Rey.Seni çok ama çok seviyorum be kadın.Sesini,yüzünü her şeyini.Ama bu hal nedir yahu.Azcık kilo ver.Hele o göğüsler ve basenler.Boyun zaten pekte uzun sayılmaz çok kilo aldın ilk zamanlarda kuğu gibiydin.Koyu renk saçlarını çok ama çok sevdim.Gözlerini öyle güzel ortaya çıkarıyor ki.Bu arada flower elbiselere baya baya takmış durumdasın herhalde.İstanbul konserinde de buna benzer bir elbise giymişti.Tabi o zaman daha bi narindi vücudu.Bu arada ayakkabılarına bayıldım elbette ama o elbisenin altına hiç olmamış ayrı bir konu.
Victoria Justice.Coachella'da her yıl dantel ve file giymek elbette bir moda ve tabi ki şu şortların altına giyilen kışlık yarım botlar.Hilary Duff'ın benzer kombinin ne kadar beğenmediysem bu kombini de o kadar beğendim hacılar.Çünkü kadında fizik var çünkü kadında boy var!Ne kadar şık ve cool gözüküyor.Favori kombinlerimden diyebilirim.Hele de içindeki nar çiçeği(ya da turuncu) göğüs dekolteli dantel askılıya bayıldım!
Paris Hilton.Şu kadının öz güvenine bitiyorum yarrabi.Şu poza bak hele!Siyah deri bikini ve üzerine geçirdiği dantel uzun bir şey artık adı her neyse ki bence parayo ben olsam denizde giyerim ki giymemde böyle bir şeyi.
Joe Jonas.Jonas Brothers grubunun tek sevdiğim kıvırcık kafası diyebilirim.Bu grup dağıldı değil mi?Aman çokta iyi oldu hiçte dinlemiyordum yani tek olumlu yanları Demi'yi de ünlü etmeleri oldu.(Camp Rock filmi).Bu arada bir erkek olarak festivalde en iyi giyinenlerden bence.En azından en düzgün ve zevkli diyebiliriz.Siyah ayakkabılarına bayıldım!
Venessa Hudgens.Esmer halini de sevmezdim sarışın oldu nefret ettim.Şaptın şeker oldun yani bravo.Bu kadının başlarda Zac Efron ile birlikteyken ki stilini severdim oldukça zevk sahibi daha çok hippie tarzda bir hatundu.Şimdi iyice açtı saçtı taktı ne bulduysa takıştırdı hoop attı kendini sokağa.Taktı kolunada Austin gibi bir taşı off off..
Kellan Lutz.Allah'ım!Ne bu kılık yarabbi.Sen takım elbiseden başka bir şey giyme be hacı ne olursun.O kırmızı yarım kol t-shirtümsü şeyin çirkinliğimi desem uzun kolluyu beline bağlamassımı desem paçaları daralan bol siyah pantolonumu desem sen boşver kıyafeti üstün çıplak dolaş daha iyi bence en azından katliam yapmamış olursun.
Alessandra Ambrosio.Kadın taş hatun yahu elbette çuval giyse yakışırsa o gereksiz kemer ve kovboy botları ne biliyim temamı yapmaya çalıştın o zaman o içindeki harika şort ve büstüyer ne alaka ki ben anlamış değilim...
Ashley Greene.Oldukça güzel favori kombinlerimden birine imza atmaya yeltenmiş ama o botlarla her şeyi yıkmış bir kadın diyebiliriz.
Selena Gomez.Festivalde üzerine uzun dantel elbise geçiren kazanıyor yarışması mı yapıyorlar ne yapıyorlar pek anlamış değilim ama Selena'da pek farklı bir kombin yapmış sayılmaz.Sadece yeni koyu kahverengi saçlarını beğendiğimi söyleyebileceğim.Bir de kombinden bağımsız olarak botlarını.
Rıta Ora.Riri'nin dudak haraketini yaparken çarpılmış görümce gibi duruyor bence Rıta.Karanlıklar prensesi ya da kötü cadı havasında yine.Saçlara diyecek bir şeyim kalmadı malesef :(
bella thorne closes out coachella shirtless tristan klier 01Bella Thorne.Tarzını çok beğendiğim genç kızlardan biri Bella.Ama o güzel kombine o alakasız ayakkabılar...Boynundaki dövme umarım geçicidir...Nişanlısıda bir harika dostum (!)...
ellie goulding is on fire performing at weekend two of coachella04Ellie Goulding.Çok güzel bir performans sergilediği hakkında dedikodular duydum.Daha izleyemedim performansını ama en yakın zamanda izleyeceğim.Transparan Hero yazan atletini düz bir kotla kombinleysedi daha hoş dururdu bence.Boyfriend kotlar daha çok uzun boylu kadınlara yakışıyor.
nina dobrev coachella vampire diaries season 5 filming 02Nina Dobrev.Bu kızı hep Türk kızlarına benzetiyorum yahu.Bu kız bir tarafından Türk çıkarsa hiç şaşırmam.Herkes yok fileli yok transparan dolaşırken giymiş hanım hanım elbisesini gelmiş konsere işte bu :)
edy ganem emmy rossum coachella wkend parties 03Emmy Rossum.Çok beğendiğim kadın oyunculardan biri Emmy.Ödül törenlerinde pek göremesek te böyle bir festivale gelmesi ve onu görmek beni çok mutlu etti açıkçası.Büyükadayı gezmeye gelmiş turist kızlara benziyor bence bu haliyle :)
sarah hyland is boho chic at coachella 201402Sarah Hyland.Vampir Akademisi filmi ile tanıdığım tombul yanaklarıyla uzaktan Miley'nin eski hallerine benzettiğim yeni kuşak kızlardan Sarah.Şapkası ve ayakkabıları dışında favori kombinlerimden birine imza atmış.
paul wesley coachella 2014 tvd01Paul Wesley.Vampir Günlükleri dizisinden tanıdığımız Paul oldukça makul bir şekilde saçmalamadan olduğu gibi gelmiş festivale.Bu adamın bu hallerini seviyorum ya bir ilginçlik aşırılık peşinde değil hiç.Seviyoruz seni Paulll :)
ashley benson enjoys girl time with pll costars troian bellisario and shay mitchell05Ashley Benson.Little Pretty Liars dizisinden tanıdığımız Ashley sanki bir festivale değilde bir gece davetine giyinir gibi gelmiş biraz daha renk biraz daha haraket Ash!